Türk Metal Sendikası, Metal Sanayicileri İşveren Sendikası (MESS) Grup Toplu İş Sözleşmesi'nde, ilk yılın ilk altı ayı yüzde 29,57, ikinci altı ayı enflasyon oranı, ikinci yılın ilk altı ayı enflasyon oranı artı saatlik 1 lira, ikinci altı ayı enflasyon oranında zam artışı istedi. GrupToplu İş Sözleşmesi kapsamındaki işyerlerimize yönelik olarak hazırlanan MESS - Türk Metal, MESS - Birleşik Metal-İş ve MESS - Çelik-İş Grup Toplu İş Sözleşmeleri; sözleşme maddeleri, ek listeler ve sözleşmelerin eki ve tamamlayıcısı niteliğindeki ek yönetmeliklerden oluşuyor. MESS'in muhatabı üç işçi Türk Metal Sendikası ve MESS arasında sürdürülen "Grup Toplu İş Sözleşmesi" görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandı. Türk Metal sendikası tarafından yapılan açılamaya göre, "Türk Metal ile MESS arasında sürdürülen .08.2014 yürürlük süreli Grup Toplu İş Sözleşmesi, 30 Mayıs 2013 Perşembe günü Metal iş kolunda toplu sözleşme tıkandı. Türk Metal Sendikası ile MESS arasında devam eden ve 130 bin kişiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamadı. Bugün uyuşmazlık zaptı tutuldu. Anlaşmazlığa sebep olan maddeler; sözleşme süresi, ücret ve gece çalışma tazminatı zammı. GÜNDEM. 12 Ocak sabaha karşı imzalanan sözleşmenin ardından Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, yerel televizyonlarda anlaşmanın detayları ile ilgili bilgi verdi. İmzalanan Toplu İş Sözleşmesinin detayları şöyle: Sözleşmenin birinci 6 ayı için yüzde 27,44, ikinci 6 ayı için yüzde 30 zam alındı. İkinci altı DPReo2. Türk-İş Genel Sekreteri ve Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, "Şimdi, buradan MESS'e sesleniyorum, gelin bu kez işi bitirelim. Gerekiyorsa günlerce o masadan kalkmayalım. 130 bin metal emekçisini mutlu edelim. Gelin, o masadan bir daha kalkmayalım." dedi. Kavlak, Nilüfer ilçesindeki bir davet salonunda düzenlenen Türk Metal Sendikası Bursa 3 No'lu Şube 5. Olağan Genel Kurulu'nda Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası MESS ile sürdürdükleri toplu iş sözleşmesi görüşmelerine ilişkin açıklamada bulundu. MESS ile yaptıkları görüşmelerde bazı konulara açıklık getirmek istediğini belirten Kavlak, bazı çalışanların ikinci yıl için istedikleri yüzde 36 oranını sabit bir oran olarak algıladığını söyledi. Kavlak, bu talebin ortalama bir oran olduğunu belirterek, şöyle konuştu "MESS bize ikinci altı ay için gerçekleşecek enflasyonu vermek istemese de biz yüzde 36'yı talep ediyoruz ancak şunu da unutmayın burası Türkiye, her gün bir şeyler değişiyor. Hiçbir şeyin garantisi yok. Yani bu durumda, ikinci 6 ay enflasyonu yüzde 36'nın altında olursa, biz kardayız. Refah payımızı almış olacağız. Üstünde olursa, örneğin enflasyon 38 ya da 40 oldu, biz o zaman gerçekleşen bu oranı alacağız. Yani 38 ise 38, 40 ise 40 alacağız. Bunun böyle bilinmesini istiyorum." Bu sözleşmenin yalnızca zam oranıyla bitmediğini anlatan Kavlak, halen masada bekleyen 8 maddelerinin olduğunu kaydetti. Kavlak, sözleşmede kazanan taraf olacaklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü "Biz, bugüne kadar imzaladığımız toplu sözleşmeleri uç uca eklesek, buradan İstanbul'a yol olur. Onun için sizin de bir endişeniz, bir korkunuz olmasın. Hani bir laf var ya 'Biz demirden korksaydık, trene binmezdik.' Ben bugüne kadar o masaya oturmadım ama artık hazırım. Buradan çıkıp pazartesi günü o masaya gideceğim. MESS'in dün akşam yaptığı çağrı üzerine, pazartesi günü saat o masaya oturacağım. Sizden aldığım güçle, sizin verdiğiniz destekle, bu işi sizin istediğiniz şekilde bitirmeden o masadan kalkmayacağım. Şimdi, buradan MESS'e sesleniyorum, gelin bu kez işi bitirelim. Gerekiyorsa günlerce o masadan kalkmayalım. 130 bin metal emekçisini mutlu edelim. Gelin, o masadan bir daha kalkmayalım. Çünkü o masadan bir daha kalkarsak, bu sefer o yüz binleri Bursa'da toplarız. O da yetmezse, İzmir'de toplarız. Tüm Türkiye'yi ayağa kaldırırız. O meydanları dar ederiz." Bu arada Bursa 3 No'lu Şube 5. Olağan Genel Kurulu'nda mevcut başkan İsmail Türk, yeniden seçilerek güven tazeledi. KAYNAK AA Haberler > Türk Metal Sendikası ve MESS Toplu İş Sözleşmesinde Uzlaştı İşçiler İlk 6 Ay İçin Yüzde 18,49 Oranında Zam Alacak - 1006 Türk Metal Sendikası ile MESS, metal iş kolundaki 200 iş yeri ve 130 bine yakın çalışanı ilgilendiren grup toplu iş sözleşmesinde uzlaştı. 2019-2021 dönemini kapsayan MESS Grup Toplu İş Sözleşmesiyle işçilere ilk altı ay yüzde 18,49, ilk yıl toplamında ise yüzde 25,50 oranında zam yapıldı. İşçiler ne kazandı? Türk Metal Sendikası ve MESS dün ve önceki gün İstanbul’da iki buluşma Metal Sendikası Başkanı Pevrul Kavlak bugün düzenlediği basın toplantısında işçilerin ilk 6 ay için yüzde zam aldıklarını Eylül 2019 itibariyle 12 TL’nin altında olan saatlik ücretlere 30 kuruş iyileştirme sosyal haklara birinci yıl yüzde 20 oranında ikinci yıl ise enflasyon oranında artış sağlık sigortası uygulamasına devam 1 Eylül 2019 ile 31 Ağustos 2021 arasında geçerli olacak. Ne olmuştu? Türk Metal ile MESS arasında süren grup sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlandı. 12 Ocak 2022 Çarşamba, 0829 Abone Ol 130 bin işçiyi ilgilendiren MESS grup sözleşmesi kapsamında Türk Metal’le MESS arasında süren görüşmelerde anlaşmaya sektörün en büyük toplu sözleşmesiyle işçi maaşlarına ilk 6 ay için yüzde zam yapıldı. Kararı soysal medya hesabından duyuran Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, ikinci altı ay için anlaşılan yüzde 30 oranında zammın enflasyon korumasında olacağını şunları belirtti"Toplu Sözleşme müzakerelerinde 12 Ocak 2022 Çarşamba sabaha karşı 0230'da başarıyla sonuçlanmıştır. MESS ücret ortalamasına yıllık %65,67 oranında zam alınmıştır. Bunun açılımı şöyledir İlk 6 ayda herkesin saat ücretine %10, bunun üzerine 3 lira 70 kuruş seyyanen zam alınmıştı. Bunun karşılığı %27,44 6. ayda herkesin saat ücretine %30 oranında zam yapılacaktır. Bu oran enflasyon haklar 1. yıla %35 artış sağlanmıştır. Kurban Bayramı yardımı 1. yıl için bütün gruplara %75 oranında arttırılmıştır. İlki bu Ocak ayında olmak üzere herkese net 400 TL'lik erzak çeki, 2023 ocak ayında yine net 400 TL'lik erzak çeki verilecektir."Yine tarih yazdık...! Pevrul KAVLAK KavlakPevrul January 12, 2022 En Çok Okunan Haberler 10 Ocak 2022 Pazartesi, 0746 Güncelleme 10 Ocak 2022 Pazartesi, 1411 Altın fiyatlarında 'faiz tedirginliği' Altın fiyatları tahvil faizlerinin iki senenin zirvesine tırmanmasıyla geriledi. Tahvil faizlerindeki bu yükselişte Fed’in daha hızlı bir sıkılaşmaya gideceğine dair beklentiler ve politika yapıcıların açıklamaları etkili oldu. Altın fiyatları, ABD Hazine tahvili faizlerindeki yükselişle baskı altında kalarak düşüşünü sürdürdü. Gram altın ise küresel altın fiyatlarındaki düşüşe rağmen dolar/TL’nin yüksek seviyelerde işlem görmeye devam etmesiyle 800 TL sınırında bulunuyor. 10 yıl vadeli ABD Hazine tahvilinin faizi yıl başından bu yana 25 baz puan artarak yüzde ulaşarak iki yılın zirvesine tırmandı. Tahvil faizlerindeki bu yükselişte Fed’in daha hızlı bir sıkılaşmaya gideceğine dair beklentiler ve politika yapıcıların açıklamaları etkili oldu. St. Louis Fed Başkanı James Bullard, perşembe günü yaptığı açıklamada politika yapıcıların Mart ayında politika yapıcıların hedef faiz oranlarını yükseltebileceğini ve enflasyona karşı atılan ikinci adım olarak Fed’in bilançosunu küçültmeye başlayabileceklerini belirtti. Goldman Sachs ise 2022 yılında Fed’in dört faiz artırımı gerçekleştirmesini bekliyor. Jan Hatzius tarafından kaleme alınan araştırma notunda ABD iş gücü piyasasındaki toparlanma ve 14-15 Aralık'ta gerçekleşen Fed toplantı tutanaklarındaki şahin sinyaller daha hızlı bir normalleşmeye işaret ettiği bildirildi. Hatzius, "Risklerin daha öncekinden daha erken bir sürece işaret etmesi sebebiyle bilanço küçültmesine ilişkin tahminimizi Aralık'tan Temmuz'a çekiyoruz. Bu noktada enflasyon yüksek ihtimalle hedeflenenin çok üzerinde kalacak. Mart, Haziran ve Eylül aylarında görmeyi beklediğimiz faiz artırımlarına Aralık ayını da ekledik" ifadelerini kullandı. Fed’in son toplantısına ait tutanaklarda yetkililer Omikron varyantının ekonominin toparlanma patikasını değiştirmeyeceğini fakat arz sıkıntılarının beklenenden daha hızlı sürebileceğini öngördüklerini açıklamıştı. Ons altın fiyatı Ons altın, 2021’in son günlerindeki yükselişten sonra geçen haftaya dolar civarında başlamıştı. Hafta ortasına kadar inişli çıkışlı bir seyir izleyen değerli metal, haftayı yüzde 2’den fazla düşüşle kapatmıştı. Yeni haftaya da düşüşle başlayan ons altın, dolar civarında işlem görüyor. Gram altın fiyatı Gram altın, geçen haftanın başında 816 TL’ye kadar tırmandıktan sonra dolar/TL’deki düşüşle 750 TL civarına kadar gerilemişti. Hafta ortasında 800 TL sınırına çıpa atan gram altın, yeni haftaya da bu seviyelere yakın bir seyirle 796 TL civarında başladı. 10 Ocak 2022 Pazartesi, 0937 Güncelleme 10 Ocak 2022 Pazartesi, 1411 Çin'in döviz rezervleri 6 yılın zirvesinde Çin’in döviz rezervleri, Aralık ayında 6 yılın zirvesine tırmanarak 3,25 trilyon dolara ulaştı. Aralık ayında dolarda yaşanan zayıflama döviz rezervlerindeki bu yükselişte etkili oldu. Çin’in döviz rezervleri Aralık ayında dolayın zayıflamasının diğer para birimlerini desteklemesiyle 6 yılın en yüksek seviyesine tırmandı. Çin’in döviz rezervleri 3,25 trilyon dolara ulaşırken, doların en çok işlem gördüğü para birimlerine karşı değerini ölçen Bloomberg Dolar Spot Endeksi Aralık ayında yüzde 0,8 geriledi. Yıl sonuna doğru likidite ihtiyacının artmasıyla Çin Merkez Bankası bankacılık sistemine sunduğu kısa vadeli likiditeyi 2 ayın en yüksek seviyesine çıkarmıştı. Banka, yılın son haftasında sisteme yedi günlük ters repo enstrümanıyla nette 190 milyar yuan 29,5 milyar dolar likidite sunmuştu. Ülkede kısa vadeli borçlanma maliyetlerine ilişkin göstergelerin yükselmesiyle bankalar arası piyasada likidite sıkışıklığı sinyalleri gelmişti. Çin Merkez Bankası bu sinyaller üzerine adım attı. 10 Ocak 2022 Pazartesi, 0908 Güncelleme 10 Ocak 2022 Pazartesi, 1412 BI, Türk bankalarına 21 Ocak uyarısı yaptı Bloomberg Intelligence Analisti Tomasz Noetzel, özel bankaların 21 Ocak’a kadar döviz varlıklarının yüzde 10’unu Türk lirasına çevirmeleri gerektiğini, yoksa yeni zorunlu karşılık düzenlemesinden dolayı ödeyecekleri komisyonların vergi öncesi kârlarını etkileyebileceğini söyledi. Bloomberg Intelligence Analisti Tomasz Noetzel, Türkiye’deki en büyük özel bankalar olan İş Bankası, Yapı Kredi, Garanti ve Akbank’ın 21 Ocak’a kadar döviz varlıklarının yüzde 10’unu Türk lirasına çevirmedikleri takdirde yeni zorunlu karşılık düzenlemesinden dolayı komisyon ödeyeceklerini ve bunun vergi öncesi kârlarını etkileyeceğini belirtti. Dört özel bankanın döviz cinsi mevduatlarının toplamının 104 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Noetzel, bunun toplam mevduatlarının yüzde 60’ını oluşturduğunu söyledi. Noetzel, bunun yüzde 10’unun 21 Ocak’a ve toplamda yüzde 20’sinin ise 18 Mart’a kadar Türk lirasına çevrilmediği takdirde bankaların yüzde 1,5 zorunlu karşılık komisyonu ödemek zorunda kalacağını söyledi. Üçüncü çeyrek finansalları dikkate alındığında, bu çevirim yapılmadığı takdirde İş Bankası’nın vergi öncesi kârının yüzde 9’unun risk altında olduğunu vurgulayan Noetzel, geri kalan üç özel bankanın da vergi öncesi kârlarında yüzde 5-6’lık bir düşüş riskiyle karşı karşıya olduklarını dile getirdi. TL mevduatta bankalara zorunlu karşılık teşviki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, döviz mevduattan ve döviz cinsi katılım fonu hesaplarından, vadeli TL mevduata ve katılma hesaplarına dönüşen tutarlara zorunlu karşılık teşviki uygulayacağını açıklamıştı. TCMB nezdindeki zorunlu karşılık ve ihbarlı döviz mevduat hesaplarında döviz olarak tutulan tutarlarla ilgili olarak şu açıklamaya yer verilmişti “ABD doları olarak tutulan döviz tutarlarının ABD doları cinsinden mevduat/katılım fonu yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu hariç yükümlülükleri için tutulması gereken tutara kadar olan kısmı üzerinden yıllık 0,015 yüzde 1,5 oranında komisyon alınmasına, Euro ve ABD doları olarak tutulan döviz tutarlarının ABD doları dışındaki dövizler cinsinden mevduat/katılım fonu yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu hariç yükümlülükleri için tutulması gereken tutara kadar olan kısmı üzerinden yıllık 0,015 yüzde 1,5 oranında komisyon alınmasına, 2021/14 sayılı Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüşümün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ kapsamında, 20/12/2021 tarihi itibarıyla mevcut olan ABD doları, Euro ve İngiliz Sterlini cinsinden döviz tevdiat hesapları ve döviz cinsinden katılım fonu hesaplarından vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesabına dönüşüm oranı 21/1/2022 yükümlülük tarihi itibarıyla yüzde 10,00 seviyesine ve 18/3/2022 yükümlülük tarihi itibarıyla yüzde 20,00 seviyesine ulaşan bankalara 2022 yılı sonuna kadar söz konusu komisyonların uygulanmamasına, Söz konusu komisyonların zorunlu karşılık tesis dönemine ilişkin ortalama bakiyeler üzerinden hesaplanmasına, tahakkukunun üç ayda bir Mart, Haziran, Eylül, Aralık ayları sonunda gerçekleştirilmesine ve üç aylık dönemi izleyen ilk iş gününde tahsil edilmesine karar verilmiştir. Söz konusu değişiklikler 7/1/2022 tarihinde tesisi başlayacak olan 24/12/2021 tarihli yükümlülük döneminden itibaren geçerli olacaktır.” Söz konusu değişiklikler 7 Ocak 2022 tarihinde tesisi başlayacak olan 24 Aralık 2021 tarihli yükümlülük döneminden itibaren geçerli olacak. 10 Ocak 2022 Pazartesi, 0855 Güncelleme 10 Ocak 2022 Pazartesi, 0935 Gelirinden memnun olan çiftçi oranı yüzde 19'a geriledi Kredi Kayıt Bürosunun çiftçilerle yaptığı anketten mutsuzluk’ çıktı. 28 ilde 1,066 faal çiftçi ile gerçekleştirilen “Türkiye Tarımsal Görünüm Saha Araştırması”na göre, 2021 yılında gelirinden memnun olan çiftçilerin oranı yüzde 19’a geriledi. Memnuniyetsizlik oranı yüzde 56’ya çıktı. İRFAN DONAT Kredi Kayıt Bürosu KKB, 28 ilde “fiili” ve “aktif” olarak tarımsal üretim yapan çiftçi ile “Tarımsal Görünüm Saha Araştırması” gerçekleştirdi. Son 3 yıldır düzenli olarak yayınlanan saha araştırmasına göre, çiftçilerin tarımdan elde ettikleri gelire yönelik memnuniyet seviyesi her yıl azalıyor. Araştırmada, çiftçilerin tarımsal gelirlerinden memnun olup olmadığı soruluyor. 2019 yılında yüzde 36 olan “toplam memnun olan” grup 2020’de yüzde 31’e inerken, 2021 yılında ise keskin bir düşüşle yüzde 19’a kadar gerilemiş gözüküyor. Bir başka deyişle, her 5 çiftçiden sadece 1 tanesi gelirinden memnun gözüküyor. “Toplam memnun olmayan” grup oranı ise 2019’da yüzde 35 iken 2020 yılında yüzde 40’a çıkmış ve 2021 itibariyle de yüzde 56’ya yükselmiş durumda. Kararsız olarak da nitelenebilecek “Ne memnun ne de değilim” diyen orta derece memnun grubun oranı ise 2019’da yüzde 30 iken 2020 yılında yüzde 29’a inerken, 2021’de yüzde 25’e gerilemiş durumda. Son 3 yılda 5 puan “memnun olmayanlar” tarafına geçmiş gözüküyor. Anketteki diğer sorulara verilen yanıtlar, artan memnuniyetsizliğin temel sebeplerini ortaya koyuyor. En büyük sorun girdi maliyeti Çiftçilere, “Bu yıl üretim yaparken en çok karşılaştığınız üç sorun nedir?” diye sorulduğunda ilk sırada yüzde 96 ile “Girdi pahalılığı” cevabı geliyor. 2020 yılında olduğu gibi 2021’de de ikinci sıraya yerleşen “İklim problemleri”nin 2019’daki oranı yüzde 26 iken 2020’de yüzde 50’ye çıktıktan sonra 2021 yılında yüzde yüzde 70’e yükselmiş olması dikkat çekiyor. Çiftçiler, yüzde 47 oran ile üçüncü büyük sorun olarak “Sulama suyundaki yetersizliği” gösteriyor. Yer altı ve yer üstü suyundaki azalma, çiftçinin iklim değişikliğine bağlı olarak her geçen sezon artan bir riski aslında. Zaten geçen yılki anket ile karşılaştırıldığında 2021’de kurak iklim ve sulama suyu problemlerinde ciddi artış gözleniyor. Bu sorunları, “tarımsal hastalık ve zararlılar”, “işçi bulamama”, “kaliteli/ucuz işgücü bulamama”, “yüksek arazi kiraları” ve “pandemi“ takip ediyor. Hasat sonrası problemler Çiftçilerin üretim sonrası’ karşılaştıkları problemlerde ise “fiyat”, “alıcı”, “tahsilat” ve “depolama” sıkıntıları öne çıkıyor. Çiftçilere hasattan sonra, yani satış-pazarlama aşamasındaki en önemli sorunları sorulduğunda yüzde 87 ile “beklenilenden daha düşük satış fiyatı” cevabı ilk sırada yer alıyor. Fakat en azından söz konusu oran 2020’ye göre daha da yukarılara tırmanmamış gözüküyor. KKB, burada şu önemli tespiti de paylaşıyor “Çiftçinin satış fiyatı sorunu mutlaka “girdi pahalılığı” sorunu ile birlikte ele alınmalı ve çiftçinin asıl kaygısının “kârlılık” olduğu iyi anlaşılmalıdır. Girdi ve çıktı fiyatları meselesi her ne kadar iki farklı aşamada ele alınıyor gözükse de çiftçiliğin sürdürülebilirliği noktasında aynı amaca kârlılığa hizmet eden faktörlerdir.” Üretim sonrasındaki diğer sorunlar ise yüzde 19 ile “alıcı bulmak zor/rekabet azlığı”, yüzde 18 ile “alıcıya güvensizlik” ve yüzde 7 ile “tahsilatın gecikmesi” olarak öne çıkıyor. Bu oranlar son 2 yıldır çiftçi lehine geriliyor ve burada pandemi faktörünü es geçmemek lazım. Zira Covid-19 sürecinde tarımın önemi çok daha net anlaşıldı. Bu arada ankete katılan çiftçilerin yüzde 31’i pazarlama aşamasında “herhangi bir sorun yaşamıyorum” cevabı veriyor. Çiftçinin kârlılık sorunu KKB’nin araştırmasında yer alan bir diğer önemli tespit de şöyle “Pandemide tarımsal ürün fiyatlarının beklenenden çok artmasına rağmen, çiftçilerin fiyatları hâlâ düşük bulması “girdi pahalılığı” sorunu ile birlikte ele alınmalıdır. 2015 yılını baz kabul ederek TÜİK’in açıkladığı Tarım-ÜFE endeksi çiftçinin satış fiyatı ve Yurt İçi-ÜFE endeksi girdi fiyatları üzerinde yapılan karşılaştırmalı bir analizde bu iki endeksteki makasın çiftçi satış fiyatı aleyhine 1,6 kata ulaştığı görülmüştür. Dolayısıyla çiftçinin asıl probleminin “kârlılık” olduğu anlaşılmaktadır.” Sözleşmeli üretimde memnuniyet erozyonu Tarım Bakanlığının her fırsatta gündeme getirdiği ve yaygınlaştırmayı hedeflediği sözleşmeli üretim modelinde çiftçi memnuniyeti erozyona uğruyor. En azından anket sonuçları bize bu yorumu yaptırıyor. Zira araştırmaya katılan her 10 çiftçiden 2’si %22 sözleşmeli tarımsal üretimde bulunuyor ve bu çiftçilerin yüzde 57’si sözleşmeli üretimden memnun gözüküyor. Ancak memnuniyet oranında geçen yıla göre %81 ciddi bir düşüş söz konusu. Sözleşmeli üretilen ürünlerde yasa gereği sözleşmenin zorunlu olduğu şeker pancarı %49 başı çekiyor, bunu domates, buğday ve mısır takip ediyor. Peki sözleşmeli üretimde memnuniyetsizlik neden artıyor? Bizim tahminimize göre, temel sebep sözleşmeli üretim modelinin sağlıklı işlememesi sonucu yaşanan mağduriyetler ile ortaya çıkan gelir kaybı… Kırsalda teknolojiye adaptasyon artıyor Tarımda teknoloji kullanımı her geçen gün artıyor. Anket sonuçlarına göre, çiftçilerde akıllı cep telefonu sahipliği oranı yüzde 80 seviyesinde. PC ve tablet sahibi olan çiftçi sayısı artıyor. Araştırmalara göre, çiftçilerin yüzde 23’ü PC ve yüzde 5’i tablet sahibi. Çiftçilerin sadece yüzde 23’ü internet kullanmadığını söylüyor. Çiftçilerin kullandığı dijital bilgi servislerinde “meteorolojik bilgi ve uyarı servisleri” %59, “tarımsal haberler” %45, “ürünler ve üretim teknikleri hakkında bilgiler” %37, “ürün fiyatları” %34 başı çekiyor. Geçen yıl yüzde 3 olan çiftçinin “internette/sosyal medyada ürün tanıtma/pazarlama” oranı bu yıl yüzde 15’e yükselmiş durumda. Bu önemli artışı COVID-19 pandemisinin tetiklediği tahmin ediliyor. Çiftçinin iklim değişikliği ile imtihanı Küresel iklim değişikliğinden en fazla etkilenen sektörlerin başında gelen tarım sektörü açısından sigortanın önemi Türkiye’de her geçen gün daha net anlaşılıyor. Ancak çiftçilerden yüzde 57’si son 3 yıl içinde hiç TARSİM tarım sigortası yaptırmadığını belirtiyor. Geri kalan yüzde 43’ü en az bir kere sigorta yaptırdığını ifade ediyor. Sigorta yaptırmayan çiftçilere gerekçeleri sorulduğunda ise yüzde 33’ü TARSİM’i pahalı bulurken, yüzde 26’sı “gereksiz” bulduğunu söylüyor. Çiftçilerin yüzde 20’si ise hasar olduğunda “eksik ödeme / ödememe” nedeniyle sigorta yaptırmadığını belirtiyor. Ankette öne çıkan ilginç veriler *** Görüşülen çiftçi hane halklarının ailenin diğer üyeleri dâhil yüzde 41’inin tarımdan başka gelir getirici faaliyeti bulunmuyor. Geri kalan yüzde 59’unun hanesine ise tarımsal gelire ilave olarak emekli aylığı, diğer işlerden düzenli ücret/maaş, esnaf/tüccarlık gibi gelirler giriyor. *** Ankette, ürün tipi ayırt edilmeksizin çiftçilere “ürününüzü kime satıyorsunuz?” diye sorulduğunda yüzde 75 ile “tüccarlar” en başta geliyor. *** Çiftçilerin yüzde 58’i ürünlerini peşin, yüzde 36’sı kısmen peşin kısmen vadeli ve yüzde 7’si tamamını vadeli şekilde satıyor. *** Vadeli satışlarda çiftçilerin yüzde 34’ü alacaklarına karşı alıcıdan herhangi bir belge almadıklarını belirtiyor. *** Çiftçilerin yüzde 41’i son 3 yıl içerisinde “hiç borçlanma yapmadığını” belirtiyor. r. Buna karşın bankadan kredi kullananlar tüm çiftçilerin yüzde 49’unu, Tarım Kredi Kooperatifi’nden kredi kullananlar ise yüzde 25’ini oluşturuyor. Girdi satıcılarından vadeli alım yaparak üretimini finanse edenlerin oranı da 2021’de önemli oranda artarak yüzde 25’e ulaşmış durumda. 10 Ocak 2022 Pazartesi, 0814 Güncelleme 10 Ocak 2022 Pazartesi, 0817 Duayen yatırımcı Mobius'tan enflasyon uyarısı Ünlü yatırımcı Mark Mobius, enflasyon risklerinin yeteri kadar fiyatlanmadığını, tahvil getirilerin daha da yükselebileceğini belirtti. ABD'de enflasyona ilişkin uyarılar gelmeye devam ediyor. Son olarak duayen yatırımcı Mark Mobius, enflasyon risklerinin yeteri kadar fiyatlanmadığını ve ABD tahvil getirilerinin daha da yükselebileceğini söyledi. Bloomberg'e konuşan Mobius geçen yıl ABD'deki para arzının yüzde 30 arttığını, bu durumda enflasyonun yukarı gitmesinin beklenmesi gerektiğini belirtti. Getirilerin yükselmesiyle teknoloji şirketlerinin değerlerinin düşeceğini ifade eden Mobius, gelir sağlayan ve temettü veren şirketlerin pozitif ayrışacağını öngördü. Mobius; yazılım, donanım, tıbbi hizmetler ve bazı tüketici şirketlerinin hisseleriyle ilgilendiğini söyledi. Ülke bazında Hindistan ve Tayvan için iyimser bir pozisyonu olduğunu belirten Mobius, Türkiye ve Güney Afrika'da da yatırımları olduğunu ekledi. Eski Hazine Bakanı da uyarmıştı ABD'de enflasyon tartışmaları devam ederken eski Hazine Bakanı Lawrence Summers enflasyonla ilgili yeni uyarılarda bulundu. Summers, Bloomberg yayınında Fed'in şahin söylemi ve ABD tahvillerinde görülen satış dalgasından sonra bile para politikası yetkililerinin ve yatırımcıların enflasyonu düşürmek için gerekli unsurları yanlış değerlendirdiğini söyledi. Summers, "Kanımca, Fed ve piyasalar hâlâ enflasyonu düşürmek için neyin gerekli olduğunu bilmiyorlar" ifadelerini kullandı. Summers Fed'in ve piyasaların faizi yüzde 2,5 seviyesinin üzerine çıkarmadan enflasyonla mücadele edebileceğine inandıklarını söyledi. Türk Metal Sendikası ile işveren sendikası MESS arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlandı. 130 bin işçiyi ilgilendiren, özel sektörün en büyük toplu sözleşmesiyle işçi maaşlarına ilk 6 ay için yüzde zam ZAM YÜZDE 65,67Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, MESS ile toplu sözleşme müzakerelerinin sonuçlandığını açıkladı. Kavlak, MESS ücret ortalamasına yıllık yüzde 65,67 oranında zam alındığını belirtti. Buna göre, ilk altı ayda, herkesin saatlik ücretine yüzde 10, bunun üzerine 3 lira 70 kuruş seyyanen zam alındı. Bunun karşılığının yüzde olduğu belirtildi. İkinci altı ayda ise tüm çalışanların saat ücretinde yüzde 30'luk artışa ayında başlayan görüşmelerde uzlaşma sağlanamaması nedeniyle Türk Metal Sendikası grev kararı almıştı. Taraflar, Pazartesi günü yeniden görüşmelere başlamıştı. Bugün saat itibarıyla anlaşma sağlandı ve imzalar atıldı.

mess türk metal toplu iş sözleşmesi