8AwO. Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bol" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bol ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için yanı sıra, başında bol olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bol olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını harfli kelimelerBASKETBOL8 harfli kelimelerISDANBOL, İSLAMBOL, İSTAMBOL, İSTANBOL, NEDREBOL, VOLEYBOL, KARAMBOL, HİPERBOL7 harfli kelimelerPARABOL, PİREBOL, HENTBOL, AMFİBOL, BEYZBOL6 harfli kelimelerMAKBOL, ÜNÜBOL, YANBOL, HOMBOL, HAMBOL, ELİBOL, SEMBOL, FUTBOL5 harfli kelimelerGEBOL, COBOL, BOBOL4 harfli kelimelerOBOL3 harfli kelimelerBOLBazı kelimelerin anlamlarıBOLİçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki. İSLAMBOLİstanbul. İSTAMBOLİstanbul. HİPERBOLBir düzlem üzerinde odak adı verilen iki durağan noktadan uzaklıklarının farkı durağan noktaların birleştirilmesiyle elde edilen eğri. HENTBOLEl topu. PİREBOLArıların, kovanlarının deliklerini ve ağzını sıvamak için yaptıkları, siyaha yakın renkte, yeşil balmumu. Kışın arıların kovanlarının deliklerini kapamak için yaptıkları kara, katı, mum gibi nesne. Arı pisliği. BASKETBOLBeşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu. MAKBOLMakbul. ISDANBOLİstanbul. VOLEYBOLAltışar kişilik iki takım arasında, bir alan ortasında gerilmiş olan ağ üzerinden topun karşılıklı olarak elle oynanması oyunu, uçan top. KARAMBOLBilardo oyununda isteka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması. Karışıklık, karmaşa. Çarpışma, birbirine çarpma. İSTANBOLİstanbul. NEDREBOLİnce kabuklu üzüm. BEYZBOLDokuzar kişilik iki takım arasında bir top ve sopayla oynanan bir oyun türü. AMFİBOLPiroksenlere yakın siyah, esmer, yeşil renkli bir silikat grubu. PARABOLBir düzlemin odak denen sabit bir noktadan ve doğrultman denen sabit bir doğrudan eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri, yarı BOL bulunan kelimelerBu bölümde tanımı içerisinde BOL geçen kelimeler listesi oyuncusu, gürlük, ongunluk, feyiz, feyezan. İyi ki, neyse ki, iyi bir rastlantı sonucunda. ülkelerde, hükümdarların, mareşallerin, din adamlarının güç sembolü olarak törenlerde taşıdıkları bir tür ağaç veya metalden değnek. İhtiyarların baston yerine kullandıkları uzun maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları bol olan yer.BASKETÇİBasketbolcu. Basketbolcuya işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu bol olan kazanılan sayı. olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, bir şeyin, bir kavramın sembolü olan varlık veya eşya, amblem. Gösterge. Bir konu hakkındaki açıklayıcı bilgilerin pişirilmiş yuvarlak ekmek, bazlamaç. Tatlısı bol, kalın gözleme, kelimesi ile birlikte, "yüz rengi" anlamında ikileme oluşturan bir söz. Bereket kelimesi ile birlikte "bolluk" anlamında ikileme oluşturan bir bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle kaybolmasını önlemek ve kolayca kullanılmasını sağlamak için takıldığı maden, deri yapılmış olan halka veya milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
BOL ile biten veya sonunda BOL olan kelimeler 44 adettir. Kelimeler Türk Dil Kurumu TDK ve diğer Türkçe sözlükler kullanılarak oluşturulmuştur. bol aynı zamanda TDK sözlüğünde geçmektedir. bol anlamı için ilgili sayfayı ziyaret edebilirsiniz. Harf sayısına göre BOL ile biten kelimeler 18 harfli ikizkenar hiperbol 16 harfli eşlenik hiperbol 15 harfli kimyasal sembol 13 harfli kübik parabol 11 harfli hemimetabol, holomctabol, holometabol 9 harfli basketbol, gönlü bol 8 harfli ametabol, E Sembol, hiperbol, ısdanbol, isdambol, isdanbol, İslâmbol, istambol, istanbol, karambol, nedrebol, voleybol 7 harfli amfibol, beyzbol, bol bol, eli bol, esdabol, hentbol, parabol, pirebol 6 harfli elibol, epibol, futbol, hambol, hombol, makbol, sembol, şimbol, Ünübol, yanbol 5 harfli bobol, COBOL, gebol 4 harfli obol 3 harfli bol
Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oğma" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oğma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için yanı sıra, başında oğma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oğma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kelimelerin anlamlarıOĞMAKuskus. Baharlı çörek. DOĞMADoğmak işi. Doğmuş. Ortaya çıkan, kaynaklanan, meydana gelen. Güneş, Ay ve yıldızların gözerimi üstüne çıkması. BOĞMABoğmak OĞMA bulunan kelimelerBu bölümde tanımı içerisinde OĞMA geçen kelimeler listesi cisimlerinin doğması. Gök cisimlerinin doğduğu yer. Divan edebiyatında kaside veya gazelin ilk Muhammed'in doğumunu, hayatını anlatan mesnevi. Doğum yeri, insanın doğduğu yer. Bu mesnevinin okunduğu dinî tören. Doğma, yerinde gün doğmadan beliren, sonradan kaybolan geçici aydınlık, yalancı tan, geçici işi, emprovizasyon. Yazılı metni olmayan, kararlaştırılmış taslağı, yerine, zamanına göre oyuncular tarafından, sahnede yakıştırılan sözlerle tamamlanan oyun, tuluat. Birdenbire, düşünmeden, içine doğduğu gibi, doğaçtan, doğmaca, irticalen, işine konu olmak. Bunalmak. Kumarda hileli oyun sonunda her şeyini yitirmek. Havasızlıktan doğmak. Dağılıp yayılmak, saçılmak. çağrışım veya içe doğmayla akla gelen yaratıcı duygu, düşünce, ilham. Sabah işini varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a -e eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. tutulmuş olan kimse.DOĞUMDoğma işi, tevellüt, veladet. Bir kimsenin doğduğu Olmak, oluşmak, ortaya çıkmak, doğmak. Çalışır, işler, yürür duruma girmek. Etkisini göstermek. Bir işe girişmek, harekete çıplak, çırçıplak, anadan doğma, anadan üryan. Çok açık bir biçimde. Bitki örtüsü şeyden ilham almak, içine doğmak, mülhem günü bir yerde veya bir işte geçirerek akşama erişmek, akşamı bulmak. Ay dolunay durumundan sonra geç doğmak. Akşamı bir yerde su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri işi.
L ile biten 1384 kelime bulunuyor. Sonu L olan kelime listesi ve kelime anlamları. Ayrıca, "L ile başlayan kelimeler. İçinde l olan kelimeler." içeriklerine bakabilirsiniz. 14 Harfli Kelimeler CEMAZİYELEVVEL35, ANTİBAKTERİYEL18 13 Harfli Kelimeler DİKDÖRTGENSEL28, HİPERBOLOİDAL27, KONVANSİYONEL24, ALACABALIKÇIL23, İNFİNİTEZİMAL23, SOSYOKÜLTÜREL23, HETEROSEKSÜEL22, İNKİSARIHAYAL21, ENTERNASYONAL17, İSTATİSTİKSEL16, TRANSANDANTAL16 12 Harfli Kelimeler REBİYÜLEVVEL30, TEŞRİNİEVVEL27, DİFERANSİYEL23, JEOSENKLİNAL23, BİYOKİMYASAL21, METROSEKSÜEL18, MAKROMOLEKÜL18, ELEKTROMOBİL17, TRANSSEKSÜEL17, ENSTRÜMANTAL16, EKSTRASİSTOL16, MATEMATİKSEL15, RASTLANTISAL15, ARİTMETİKSEL14 11 Harfli Kelimeler ÇAĞRIŞIMSAL28, GELİŞİGÜZEL27, ÇEŞMİBÜLBÜL26, PROFESYONEL26, KANUNUEVVEL25, FELDMAREŞAL23, VARSAYIMSAL23, DOLİKOSEFAL22, FONKSİYONEL22, HOMOSEKSÜEL22, İZZETÜİKBAL21, SUKUTUHAYAL21, TERCÜMEİHAL21, BİYOMEDİKAL19, GAYRİMENKUL19, HİDROTERMAL19, ENDÜSTRİYEL18, ÇEKİRDEKSEL17, SANSASYONEL17, TRADİSYONEL17 Tümünü Gör 10 Harfli Kelimeler FOSFORIŞIL30, DARIFÜLFÜL29, MÜTEHAVVİL29, ODYOVİZÜEL27, FARZIMUHAL26, GÖRÜNTÜSEL25, SAĞTÖRESEL25, HİDROSEFAL24, CİHANŞÜMUL24, BİBLİYOFİL23, HERZEVEKİL23, EVLADÜİYAL22, GERMANOFİL22, HÜSNÜKABUL22, PROFİTEROL22, TUĞGENERAL22, VAROLUŞSAL22, GÖRENEKSEL21, ÜSTYAPISAL21, VİYOLONSEL21 Tümünü Gör 9 Harfli Kelimeler BUĞDAYCIL27, HAYVANCIL25, DÖMİFİNAL24, VAZIHAMİL24, İÇGÜDÜSEL23, AKLIEVVEL22, HAYVANSAL22, TAVŞANCIL22, FOTOMODEL21, GÖKKANDİL21, BAĞLAMSAL20, BEHEMEHAL20, ÇEVRİMSEL20, JEOTERMAL20, MÜTEDAVİL20, VİSKONSÜL20, BİYODİZEL19, MEVSİMSEL19, SAĞLIKSAL19, YAPRAKÇIL19 Tümünü Gör 8 Harfli Kelimeler GÖVDESEL27, GÜPGÜZEL27, MUHAVVİL26, TAHAVVÜL26, GÖLGECİL25, GÖREVSEL25, ÇÖZÜMSEL24, HİGROFİL23, MAJÜSKÜL23, BÖCEKÇİL22, DÜZGÜSEL22, TEKEFFÜL22, BÖLGESEL21, BEGONVİL21, DOĞUMSAL21, DOĞANYOL21, FESTİVAL21, HİDROFİL21, HÜSNÜHAL21, ÖRGÜTSEL21 Tümünü Gör 7 Harfli Kelimeler ÖDEVCİL24, ÖZGECİL23, AĞIZCIL22, ÖLÜMCÜL21, AVROVİL20, AĞIZSIL20, KÖTÜCÜL20, AĞAÇSIL19, BAZOFİL19, GAZIŞIL19, HEMOFİL19, SÜTOĞUL19, SARIGÖL19, TEGAFÜL19, ÜÇÜNCÜL19, ÇAPAÇUL18, DÖRTYOL18, DİJİTAL18, KİLOJUL18, VEZİKÜL18 Tümünü Gör 6 Harfli Kelimeler GÖKÇÜL21, GÖLCÜL21, ŞEVVAL21, VODVİL21, CEVVAL21, ACIGÖL20, ÇAĞCIL20, DAĞCIL19, PAZVAL19, BİNGÖL18, BANJUL18, DÖRDÜL18, DÖNGEL18, GLAYÖL18, PUSVAL18, VİRGÜL18, ÇEĞMEL17, GÖRSEL17, GÖKSEL17, HEPÇİL17 Tümünü Gör 5 Harfli Kelimeler GÖVEL21, ÖZGÜL20, İĞFAL18, ÇOĞUL17, EVVEL17, GÖNÜL17, GÖBEL17, ÖNCÜL16, ÜÇGÜL16, AHVAL15, BAĞIL15, ÇİĞİL15, ÇUVAL15, DOĞAL15, DÜVEL15, FODUL15, FAZIL15, GÜDÜL15, GAFİL15, HAVİL15 Tümünü Gör 4 Harfli Kelimeler ÖDÜL14, IĞIL13, OĞUL13, ÖZEL13, AĞIL12, FABL12, UFUL12, EĞİL11, FAUL11, OVAL11, AVAL10, AFAL10, FAAL10, FİİL10, FAİL10, ÖNEL10, IŞIL9, OPAL9, APEL8, AZOL8 Tümünü Gör 3 Harfli Kelimeler GÖL13, JUL13, ÇÖL12, JEL12, DÖL11, FUL10, FOL10, FİL9, FEL9, FAL9, GÜL9, GOL8, HOL8, PUL8, ZÜL8, ÇUL7, HAL7, PİL7, PAL7, BOL6 Tümünü Gör 2 Harfli Kelimeler OL3, AL2, EL2, İL2 AL [isim] Kanın rengi, kızıl, kırmızı [sıfat] Bu renkte olan Al bayrak. Al çuha. [sıfat] Bu renkte olan at Ata Sözleri ve Deyimler al elmaya taş atan çok olur al giymedim ki alınayım al gömlek gizlenemez alı alına, moru moruna alı al, moru mor al kanlara boyanmak al kiraz üstüne kar yağmış Birleşik Kelimeler albasma, albastı, al bayrak, alkarısı, al sancak, alyuvar [isim] [eskimiş] Aldatma, düzen, tuzak, hile Ata Sözleri ve Deyimler al ile aslan tutulur, güç ile sıçan tutulmaz [kimya] Alüminyum elementinin simgesi EL [isim] [anatomi] Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk - Ziya Osman Saba Ata Sözleri ve Deyimler ... elinden çıkmak el veya elini uzatmak el veya elini yakmak el açmak el almak el atmak el ayak veya etek çekmek el ayak çekilmek el bağlamak el basmak el bebek gül bebek el bende! el çekmek el çektirmek el çırpmak elde veya elinde olmamak elde avuçta bir şey kalmamak elde avuçta ne varsa elde etmek el değiştirmek el değmemek elde kalmak eldeki yara, yarasıza duvar deliği elden ağza yaşamak elden ayaktan düşmek veya kesilmek elden bırakmamak veya düşürmemek elden çıkarmak elden çıkmak elden geçirmek elden gel! elden geldiği kadar elden gelmemek elden gitmek elden kaçırmak elden kaçmak elden ne gelir? elde tutmak el dokunulmamak ele alınır ele alınmaz ele almak ele avuca sığmamak ele bakmak ele geçirmek ele geçmek ele gelmek el elde baş başta el elden kalmaz, dil dilden kalmaz el elden üstündür ta arşa kadar el el ile, değirmen yel ile el eli yıkar, iki el yüzü el el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz el el üstünde oturmak el ermez, güç yetmez el etek öpmek el etek tutmak el etmek ele vermek eli veya elleri armut devşirmek eli alışmak eli altında olmak eli ayağı olmak eli ayağı veya ayağına dolaşmak eli ayağı buz kesilmek veya tutmamak eli ayağı titremek eli ayağı tutmak eli aza varmamak eli boş çıkmak eli boş dönmek veya çevrilmek veya geri gelmek eli boş gelmek eli cebine veya cüzdanına veya kesesine gitmemek veya varmamak eli değmek eli dursa ayağı durmaz eli ekmek tutmak eli eline değmemek eli ermek eli ermez gücü yetmez eli genişlemek eli gitmek eli harama uzanmak eli işe yatmak eli kalem tutmak eli kırılmak eli kırılsın! eli kolu eli ayağı bağlı kalmak veya olmak eli kolu bağlı durmak eli kurusun! elimi sallasam ellisi, başımı sallasam tellisi elinde ... var elinde avucunda nesi varsa elinde bulunmak veya olmak elinde büyümek elinde kalmak elinden elinden bir şey düşmemek elinden bir şeyi düşürmemek elinden almak elinden bir iş veya şey gelmemek elinden bir kaza veya sakatlık çıkmak elinden geleni ardına veya arkasına koymamak elinden geleni yapmak elinden gelmek elinden hiçbir şey kurtulmamak elinden iş çıkmamak elinden iyi iş gelmek elinden kan çıkmak elinden kurtulmak elinden tutmak elinde olmak elinde olmak elinde patlamak elinde tutmak eline veya elinize veya ellerinize sağlık eline almak eline ayağına kapanmak veya sarılmak veya düşmek eline ayağına üşenmemek eline bakmak eline doğmak eline düşmek eline erkek eli değmemiş olmak eline eteğine doğru eline eteğine sarılmak eline fırsat geçmek eline geçmek eline kalmak eline su dökemez eline tutuşturmak eline yüzüne bulaştırmak elini arı kovanına sokmak elini ayağını veya eteğini kesmek veya çekmek elini ayağını öpeyim elini belli etmek veya göstermek elini çabuk tutmak elini kana bulamak veya bulaştırmak elini kolunu bağlamak elini kolunu sallaya sallaya gelmek elini kolunu sallaya sallaya gezmek elini kulağına atmak elinin altında olmak elinin hamuruyla erkek işine karışmak elinin tersiyle çarpmak elinin tersiyle itmek elini oynatmak elini sallasa ellisi başını sallasa tellisi elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak elini sürmemek elini taşın altına koymak veya sokmak elini veren kolunu alamaz elini vicdanına koymak elinle ver, ayağınla ara eli olmak eli para görmek eli silah tutmak eli varmamak veya gitmemek eli yatmak eliyle koymuş gibi el kadar el kaldırmak el katmak el koymak ellerde gezmek elleri veya ellerin dert görmesin ellerim yanıma gelsin eller yukarı! elle tutulacak tarafı veya yanı kalmamak elle tutulur elle tutulur gözle görülür veya dille anlatılır elle tutulur tarafı olmamak el ovuşturmak el öpenlerin çok olsun! el öpmek el öpmekle ağız aşınmaz el pençe el pençe divan el pençe divan durmak el sıkışmak el sıkmak el sürmemek el tazelemek el terazi, göz mizan el tutmak el üstünde tutmak el vergisi, gönül sevgisi el vermek el vurmamak el yarası onulur, dil yarası onulmaz el yıkamak Birleşik Kelimeler el alışkanlığı, el altında, el altından, el arabası, el ayası, elbasan tavası, el bezi, el birliği, el bombası, el çabukluğu, el çantası, el değirmeni, el duşu, el ele, el emeği, elense, el erimi, el erki, elezer, el falı, el feneri, el freni, el havlusu, el ilanı, el işçiliği, el işi, el kantarı, el keseri, el kılavuzu, el kiri, el kitabı, el notu, el oltası, elöpen, el sabunu, el sanatları, el sözlüğü, el şakası, el tası, el telefonu, el telsizi, el topu, el ulağı, el uzluğu, el yatkınlığı, el yazısı, el yazması, el yordamıyla, elde bir, elden ele, eli açık, eli ağır, eli ayağı düzgün, eli bayraklı, elibelinde, eli belinde, eli bol, eli boş, eliböğründe, eli böğründe, eli çabuk, eli dar, eli geniş, eli hafif, eli koynunda, eli kulağında, eli mahkûm, eli maşalı, elimsende, eli nimetli, eli selek, eli sıkı, eli sopalı, eli şakağında, eli yatkın, eli uz, eli uzun, eli yatkın, eli yordamlı, eli yüreğinde, eli yüzü düzgün, eli yüzü temiz, eline ağır, eline ayağına çabuk, eline çabuk, elinin körü, azel, art elden, havvaanaeli [isim] Yakınların dışında kalan kimse, yabancı Kâtip benim ben kâtibin, el ne karışır! - Halk türküsü Ata Sözleri ve Deyimler el ağzına bakan, karısını tez boşar el arı düşman gayreti el beğenmezse yer beğensin elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz elden vefa, zehirden şifa ele güne karşı el elin aynasıdır el elin eşeğini türkü çağırarak arar el elin nesine, gülerek gider yasına el eliyle yılan tutulur ele verir talkını veya telkini, kendi yutar salkımı el için ağlayan gözden olur el için kuyu kazan, evvela kendisi düşer el için yanma nâra, yak çubuğunu bak keyfine el ile gelen düğün bayram elin ağzı torba değil ki büzesin el iyisi olmak el kazanıyla aş kaynamaz el kazanıyla aş kaynatmak el yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır Birleşik Kelimeler el adamı, el âlem, el kapısı, elkızı, eloğlu, yedi kat el [isim] Ülke, yurt, il Çöller, Yemen ellerinden beter imiş. - Aka Gündüz [halk ağzında] Oba, aşiret Kalktı göç eyledi Afşar elleri / Ağır ağır giden eller bizimdir - Dadaloğlu Ata Sözleri ve Deyimler elde bulunan beyde bulunmaz el mi yaman bey mi yaman? el yaman! Birleşik Kelimeler yad el, gurbet eli, Türk eli, yad eller İL [isim] Ülkenin vali yönetimindeki bölümü, vilayet İllerin idaresi yetki genişliği esasına dayanır. - Anayasa [tarih] Eski Türklerde devlet Birleşik Kelimeler ilbay OL [sıfat] [eskimiş] O gösterme sıfatı Dedi gördüm ol habibin anasın - Süleyman Çelebi [zamir] O gösterme zamiri BOL [sıfat] İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm. - Peyami Safa Ata Sözleri ve Deyimler bol doğramak Birleşik Kelimeler bol bol, bol bolamat, bol bulamaç, bol kepçe, bol keseden, bol paça, eli bol, gönlü bol [isim] Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki ÇUL Kelime Kökeni Arapça cūl [isim] Genellikle kıldan yapılmış kaba dokuma Geceleri Ali, bir çula bürünerek yatıyordu. - Ömer Seyfettin [eskimiş] Tekke mensuplarının büründüğü örtü [teklifsiz konuşmada] Giyim, giysi Ata Sözleri ve Deyimler çul içinde arslan yatar çulu düzmek veya düzeltmek Birleşik Kelimeler çul çaput, çultutmaz HÂL Kelime Kökeni Arapça ḥāl [isim] Bir şeyin içinde bulunduğu şartların veya taşıdığı niteliklerin bütünü, durum, vaziyet Herkes hâline göre bir hediye verdi. - Hüseyin Rahmi Gürpınar [mecaz] Kötü durum, sıkıntı, dert Zavallının başına ne hâller geldi. [dil bilgisi] Durum Ata Sözleri ve Deyimler ... hâline gelmek hâlden anlamak veya bilmek hâle yola koymak hâl hâlin yoldaşıdır hâl hatır veya hâlini hatırını sormak hâli veya hâlleri duman olmak hâli harap olmak hâli kalmamak hâline bakmamak hâline köpekler bile güler hâlini almak hâli tavrı yerinde hâli üzere hâli vakti yerinde Birleşik Kelimeler hâl değişimi, hâl dili, hâl eki, hâl tercümesi, hâl ulacı, hâlihazır, arzuhâl, behemehâl, fevkalade hâl, hasbihâl, her hâlükârda, hüsnühâl, ilmihâl, iyi hâl, lisanıhâl, medeni hâl, olağanüstü hâl, seferî hâl, tercümeihâl, yalın hâl, aksi hâlde, fena hâlde, herhâlde, her hâlde, o hâlde, şu hâlde, ay hâli, insan hâli, insanlık hâli, isim hâli, keyif hâli, nez hâli, vasıta hâli, yönelme hâli, yükleme hâli, kendi hâlinde, koro hâlinde, orta hâlli [isim] [eskimiş] Çözme, çözülme Birleşik Kelimeler hal çaresi, halletmek, hallihamur, hallolmak, hallolunmak [isim] Sebze, meyve, bakliyat satıldığı yer [isim] [tarih] Tahttan indirme Birleşik Kelimeler haletmek PİL Kelime Kökeni Fransızca pile [isim] Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine çeviren araç, batarya Ata Sözleri ve Deyimler pili bitmek Birleşik Kelimeler kalem pil, kuru pil, termoelektrik pil, güneş pili PAL [isim] [hayvan bilimi] Bir cins güvercin APEL Kelime Kökeni Fransızca appel [isim] [ekonomi] Anonim ortaklıklarda sermaye artırımı için yapılan ödeme çağrısı AZOL Kelime Kökeni Fransızca azole [isim] [kimya] Heterosiklik birleşiklerin önemli bir sınıfı GOL Kelime Kökeni İngilizce goal [isim] [spor] Futbol, hentbol, hokey ve buz hokeyi maçlarında topun kaleye sokulmasıyla kazanılan sayı Kısacası biz kendimizi yerden yere atar, akınlar durdurur, goller kurtarır, ona paslar sunardık. - Haldun Taner Ata Sözleri ve Deyimler gol atmak gol kaçırmak gol olmak gol yemek Birleşik Kelimeler gol toto, altın gol HOL Kelime Kökeni İngilizce hall [isim] Sofa Ekmekten bir lokma ısırırken hole bakıyorum. - Ahmet Ümit Birleşik Kelimeler müzikhol PUL Kelime Kökeni Farsça pūl [isim] Posta parası karşılığı mektup zarfı, kartpostallara ve damga resmine karşılık kâğıtlara yapıştırılan, basılı küçük kâğıt parçası Mektuplarına kendi pullarını yapıştırırlar, kendi memurlarıyla sevk ederlerdi. - Falih Rıfkı Atay [bitki bilimi] Üzerinde bulunduğu organa yapışık, biçim ve yapıca çok basit yaprakların her biri [hayvan bilimi] Balıkların, sürüngenlerin ve bazı kuşlarla memelilerin vücudunu kaplayan boynuzsu, sert levhacık Bir adamla minimini bir kız çocuğu elleri balık pulu içinde balık avlıyordu. - Sait Faik Abasıyanık [eskimiş] Akçeden küçük metal para Ata Sözleri ve Deyimler pula dönmek pul tutmak Birleşik Kelimeler pul biber, pul kanatlılar, pul koleksiyoncusu, pul koleksiyonculuğu, pul pul, pul şişe, para pul, damga pulu, denetim pulu, evren pulu, posta pulu, taksa pulu ZÜL Kelime Kökeni Arapça ẕull [isim] [eskimiş] Alçalma, düşkünlük Ata Sözleri ve Deyimler zül saymak veya addetmek
Sonu Seksüel’ ile Biten ve Bilinmesi Gereken 19 Kelime Cinsel yönelim, kişilerin hem cinsleri veya karşı cinslerine, cinsel çekim ve duygusal bir şeyler hissetmeye yönlendiren bir niteliktir. Bu çekimlerin belirli başlıklar altında heteroseksüellik, homoseksüellik, biseksüellik toplanmasının yanı sıra daha fazla ayrıntılı dünyası da mevcut. İşte adını bile bilmediğiniz seksüellik çeşitleri… Seksüel Cinsiyetle ilgili olan, cinsi anlamına gelir. Heteroseksüel Bu kişiler seksüel olmalarıyla beraber, karşı cinse arzu duyarlar. Metroseksüel Bu kişiler kentli olmalarıyla beraber bakımlıdırlar, şıktırlar. Keyifli yaşarlar, giyinmeyi bilir ve severler. Retroseksüel Bu kişiler için metroseksüelin karşıtı diyebiliriz. Bakımsızdırlar, giyinmeye az para ve zaman ayırırırlar. Transseksüel Karşı cinse geçmeye meyilli veya geçmiş kişiler için kullanılır Homoseksüel Seksüel olarak kendi cinsini arzulayan kişiler, bu gruba girmekte Aseksüel Aseksüel kişi karşı cinse veya hemcinsine herhangi bir ilgi duymayan kişidir. Cinsel yönelim bozukluğu olarak tarif edilmesiyle beraber, bu kişiler cinsellikten tiksinebilir veya cinselliği umursamazlar. Panseksüellik veya Omniseksüellik “Pan” kelimesi türkçede “tüm” anlamına geliyor. Bu kişiler her türlü cinse karşı ilgi duyarlar. Ayrıca bu kişilere sadece panseksüel denilmiyor. Antroseksüel veya omniseksüel terimleri de bu kişiler için kullanılıyor. İnterseksüel Hem kadın hem erkek cinsiyetinin özelliklerine sahip olan kişilere verilen addır Poliseksüeller “Poli” kelimesi “çok” anlamına gelir. Bu tür insanlar birden fazla cinse ilgi duyarlar fakat, biseksüel ve panseksüel ile karıştırılmamalıdır. Çünkü, biseksüel iki cinsiyete, panseksüeller ise tüm canlılara ilgi duyan insanlar anlamındadır. Poliseksüeller ise tüm cinsiyetlere ilgi duymayabilir. Yani üçüncü cinsiyetten olanlara ilgi duyabilirler. Örneğin interseksüelller gibi.. Pomoseksüel Postmodern seksüelin kısaltılmışıdır. Pomoseksüel kişi transseksüel, homoseksüel ve bunun gibi cinsel yönelimleri belirten etiketleri kullanmaktan kaçan kişiye denmekte Triseksüel Bu kişiler düşünebileceğiniz her şeyle ilişki yaşayabilir. Üçüncü cinsten tutun, cansız objelere hatta hayvanlara kadar ilişki kurabilen kişilerdir. Sapyoseksüel Genel olarak zekadan tahrik olan kişilere verilen tanımdır. Sapyoseksüel’ler çoğu zaman cinsel ilişkiye fiziksel sebeplerden ötürü değil karşısındaki partnerin zekasından ötürü girme eğilimindedirler Hiperseksüel Adından da belli olacağı üzere aşırı cinsel ilişki duyan ve çok sık cinsel birliktelik yaşayan kişilerde görülen bir özelliktir. Unisex bir davranış olsa da, daha çok erkeklerin yaşadığı bir durumdur. Davranış bozukluğu olarak da bilinir. Sosyoseksüel Ciddi ilişki kurmak, ilişkilerini romantik yaşamak yerine daha çok yalnızca cinsel zevkler nedeniyle ilişkiye girmeyi tercih eden kişilerdir. Biraz alaylı tabirle; çapkının birkaç model üst tasarımı da denilebilir Biseksüel Seksüel olarak hem kendi cinslerini hem de karşı cinslerini arzularlar. Ekoseksüel Bu kişiler yemeklerinde hormonlu besinler tüketmek istemeyen kişilerdir Teknoseksüel Bu kişiler karşı cinsten çok teknolojiden haz alan kişilerdir. 1 terabaytlık bir harddisk gördüklerinde, aldıkları zevk kaçınılmazdır. Ve realdolları severler. Gettoseksüel Gettoseksüel terimini taşraseksüel olarak tanımlayabiliriz. Taşrada yaşayıp yine de bakımlı olan erkeklerdir.
sonu bol ile biten kelimeler