r8Cu. Yazar olmak istiyorum. Hangi bölümü seçmeliyim? Merhaba 12. sınıfa geçtim. Hızla yaklaşan sınavın ve onun ciddiyetinin farkındayım. Ama ne yapmak istediğime bir türlü karar veremiyorum. Hangi bölümü seçeceğime bir türlü karar veremiyorum. Yazar olmak istiyorum ama yazarlıkla alakalı bir bölüm yok. Ve yazarlıktan başka kendime tamamen uygun bir meslek de bulamıyorum. Ne tam olarak sayısalcıyım ne sözelci ne de eşit ağırlık. Ben sanatsal bir insanım. Yanlış yönlendirilmeyle fen lisesini seçtim. Her ne kadar oraya uyum sağlayamasam da oradan ayrılma gibi bir şansım yoktu. Üniversitede de yanlış bir bölüme gidip hata yapmak istemiyorum, lütfen bana yardım edebilir misiniz? Kişisel olarak, hayalci yönüm ağır basıyor. Her zaman mantık yerine sezgilerime göre hareket ederim. Aşırı hayalciyim. Geçmişe ve eve bağlıyım. Yazmayı, okumayı ve çizmeyi seviyorum. Özgüven eksikliği çeken, utangaç ve çekingen biriyimdir. Dil öğrenmeye yatkınım ama lisede dil üzerine yoğun bir eğitim almadığım için bunun yeterli olup olmayacağını bilmiyorum. Kimya ve biyolojiye ilgim var. Ama fiziği ne anlayabiliyorum ne de seviyorum. Yapamadıkça daha da soğudum. Matematik ve geometri çözmeyi seviyorum ama onlar üzerine bir bölüm seçmek istemem. Dil ve anlatım, edebiyat, tarih, felsefeyi çalışmaya ihtiyaç duymadan bile yapabiliyorum. Sizce ne yapmalıyım? Seçeciğim mesleğe ve bölüme karar veremedikçe korkuyorum. Yazar olmak istiyorum ama tamamen bu yolda yürümeye başlamadan önce kendimi geliştirdiğime emin olmalıyım. Bu süreçte gerçek bir mesleğe daha ihtiyacım var. Tavsiyelerinize ihtiyacım var, lütfen yardım edebilir misiniz? Okuduğunuz için teşekkür ederim. Saygılarımla, Derscalisiyorum Cevap Merhabalar. Yazar yetiştirmek için açılmış bir bölümümüz yok zaten yazar olmak için belirli bir bölüm okuma gibi bir zorunluluğumuz da yok. Yazarlığa ilgisi ve yeteneğini varsa kendini geliştirdiyse iyi bir yazar olabilir. Dediğim gibi illa şu bölümü okumalısınız diye bir durum yok. Zaten yazarların mesleklerini incelerseniz farklı farklı bölümlerden mezun olduklarını görebilirsiniz. İllaki bir bölüm önermemi isterseniz; Edebiyat bölümü sizin ilgilendiğiniz mesleğe yönelik olduğu için önerebilirim. birkaç gözyaşı sonrası iyi gider diye düşündüm, günlük ilişkilere dair düşüncelerimden bahsettiğim yazıma hoşgeldiniz umarım hepiniz hayatının bir noktasına dokunabilmişimdir. Süreğen ilişkilerin çoğunda yaşanan bir gerçek. Süregelemeyen demeliydim ya da ? Bir insanla tanışırsın önce..Tabi buna ne kadar tanışmak denirse , tanıdığını sanmak diyelim . Sonra zaman geçer , geçer ve geçer . Tanımaktan öteye gitmek istersin , bütünleşip tamamıyla o olmak istersin . Bazen evren izin vermez buna bazen karşındaki .. Bazen de sen , korkuların izin vermez. Ki bu izin vermeme hali durumun en iyisi . İzin verirse? Yandığının resmidir. Bir anlık heveslerle gerçek aşkını bulduğunu sanırsın . Seni ezeceğini bildiğin trenin önünde heyecanla koşmaya seni ezip öldürme düşüncesi amansız bir heyecan verir önce , bazen korku verir , en çokta tuttuğun el gevşediğinde hissedersin o korkuyu . Ama durup vazgeçmeye zamanın yoktur .Bir saniye bile düşünecek olsan bilirsin öleceğini..Kendine merhamet etmeyene trenin merhamet etmeyeceğini . Düşünemediğin içindir ki tuttuğun el yeniden sıkı sıkıya bağlanınca sana büyük bir hızla koşmaya devam edersin . Ama sonuç değişmez...Yine hissedersin gevşediğini, bu sefer düşünmeye başlarsın..Çalışırsın mı demeliydim?.. Sonra düşündüğün için sen suçlu olursun. Onu yavaşlatmaya başlamışsındır çünkü . Onun seni düşündürtmesinde..Kimi zaman yarı yolda bırakmasında ve senin ona yetişmeye çalışmanda bir suç yoktur . Asıl suç senin bir saniye olsun kendini düşünmendir. Tabi ona göre..Bana sorarsanız asıl suç o tren yoluna girmektir. "Dikkat!Ölüm tehlikesi" yazısını okumamıza rağmen hepimizin yaptığı hatalardan biridir bu..En sonunda o koşar ...koşar .... koşar...Bir başkasına yetişip onun ellerinden çoktan trenin altında kalmışsındır. Önündeki hiç kimsenin de senin için üzülecek vakti yoktur Umarım anlatabilmişimdir ...

yazar olmak için hangi liseye gidilir