Astım Alerji ve Kuru Öksürükten Kurtulmak için Karaturp Kürü. Prof.Dr. Ahmet Maranki’nin tv programında astım, alerji ve kuru öksürükten kurtulmak için verdiği Karaturp kürü’ nü duymayanlar veya nasıl yapılacağını bilmeyenler için bu kürün hazırlanması ile ilgili bölümün videosunu sizlerle paylaşıyorum. Astım, kuru öksürük, troid bu Astımalerji sorununda en çok karşılaşılan bir diğer belirti ise göğüste sıkışma ve doluluk hissidir. Bu durum da yine her astım alerji sorunu olan kişide görülebilen bir durumdur. Bu gibi durumlarda yapılabilecek en doğru şey doktorun söylediklerine uyarak gerekli tedavileri yapmaktır. Aksi durumlarda sorunlar daha da HASTALIKLARVE TEDAVİSİ. HASTALIKLAR VE TEDAVİ YOLLARI. Abse. İçi cerahat dolu şişliklere verilen isimdir. Vücudun her tarafında ortaya çıkabilir. Nedeni vücuda giren mikroplardır. Tedavi için gerekli malzeme : Lahana. Hazırlanışı : Soğuk su ile yıkanan bir lahana yaprağı, absenin üzerine dolanır. Yarım saatte bir Testbölgesini alkolle temizledikten sonra hemşire cildinize küçük işaretler çizer ve her işaretin yanına bir damla alerjen ekstresi damlatır. Daha sonra özleri ince bir iğne yardımıyla cildi hafif delerek cildin içine nüfuz etmesini sağlar. Her alerjen için yeni bir iğne kullanılır. 15- 20 dakika sonra cildiniz kontrol edilir. Buişlemi özellikle sabah ve akşam uygulamanız boğazın yumuşamasını sağlayacaktır. Siyah turp ve bal 1 tane orta büyüklükte siyah turp; 1 yemek kaşığı bal. Kronik boğaz ağrısı, kronik öksürük yaşamakta olan kişilere tavsiye edilmektedir. Kısa süre içerisinde öksürüğün geçmesini sağlar. Bir tane siyah turp başı kesilerek, içi oyulur. WjXZbv. Astım hastalığı toplumda % 10 ile % 15 arasında görülmektedir, gebelerde ise % 4 ile % 7 arasında gözlemlenmektedir. Astım hastalığı gebelerde en sık rastlanan solunum problemlerindendir. Gebeliğin 24. haftası civarında astım atakları sık görülür. Gebeliğin sonuna doğru astımda düzelme eğilimi olur ancak astımın gebeliğin son dönemlerinde ağır ve kontrolsüz seyir göstermesi daha kötü sonuçları doğurabilir bu nedenle astım hastası olan gebeler astımlarını başından itibaren kontrol altına almak durumundadırlar. ASTIM BELİRTİLERİ NELERDİR? Astım tam şifa bulunan bir hastalık değildir ancak kontrol edilebilen bir hastalıktır. Bunun için her astımlı gibi astımlı gebeler de eğitilmeli, gebelik süresince nelerle karşılaşabileceklerini bilmeli ve korunmaları özellikle astımı tetikleyen alerjik uyarıcılardan uzak kalmalıdırlar. Aynı zamanda astımlı hastalar düzenli beslenme, yeterli dinlenme ve uykularıyla bağışıklık sistemlerini de güçlendirmelidirler. Eğer bu hastalar astımlarını kontröl altına almazlarsa kriz durumlarında çocuklarda oksijen yetersizliğine fetal hipoksiye neden olabilirler. Astım belirtileri nedir? sorusu milyonlarca bireyin cevabını aradığı konular arasında yer almaktadır. Astımın birçok nedeni vardır. Kesinlikle en sık sebepleri alerjik sebeplerdir. Alerjik bünyelerde bronşların düz kaslarında kasılmalar olur ve bu nedenle hastalarda nefes darlığı hissi olur. Ataklar halinde seyreder, ataklarla gelen bir hastalıktır. Belirti ve şikayet olarak astım hastaları en çok nefes darlığından şikayet eder. Bazı hastalarda nefes darlığı olmadan öksürük şikayetleri de olabilir. Özellikle geceleri hastalar öksürük ve nefes darlığıyla uyanmak şikayetiyle doktorları ziyaret ederler. ASTIM TEDAVİSİ NASIL YAPILIR? Astımın tanısı için solunum fonksiyon testi kullanılır. Solunum fonksiyon testinde hava yolu darlığı görüldüğü anda bronş açışı ilaç verilir 15 dakika sonra ise yeniden solunum fonksiyon testi yapılır. Yapılan değerlendirmede eğer aradaki fark belirli bir yüzdenin üzerindeyse o zaman hastaya astım teşhisi koymak mümkün olabilir. Bazen hastalar astım krizi şeklinde hastanelerin acil servislerine geldikleri için herhangi bir belirti aranmadan tedaviye alınırlar. Astım krizi durumunda yapılması gerekenler! Astım krizi sırasında öncelikle yapılması gereken şey, hızlı biçimde bronkodilatör ilaç solumaktır. Sonrasında uzman doktorların önerdiği ilaç tedavisine geçilir yapılmaması gereken şeylerden biri de telaşa kapılmak ve hafızayı kirletmektir. Hasta ve çevresi astım krizi sırasında mutlak sakin kalmalıdır. Siyah Turp Kürü – Cocugunuz Öksürüyorsa- Kuru Öksürük İcin Kür 3 Ekim 20166 Mayıs 2020 tarihinde gönderilmiş admin tarafından Kara Turp Kürü İle Kuru Öksürükten Kurtulun Ahmet Maranki Siyah Turp Kürü Öksürük Ve Boğaz Enfeksiyonları İçin Siyah Turp Kürü Kuru Öksürük Ve Boğaz Enfeksiyonlarına Kür Merhaba; Özellikle kış aylarında çocuklar nezle grip gibi hafif şekilde soğuk algınlığı atlatırlar genelde Okumaya devam et Arama Son Yazılar ÇOK HAFİF ÇOK NEFİS, PATLICAN EZMELİ MANTAR DOLMASI TARİFİ / diyet yemek… SADECE 2 YUFKA ÇITIR ÇITIR BİR BÖREK/ SOSLU SİRKELİ BÖREĞİ MUTLAKA DENEY… YAĞ YAKAN İÇECEK TARİFİ 📢DİYETE BAŞLADIM!/DİYETİSYENİMİN DENGELİ NOHUT SALATASI TARİFİ FIRINSIZ 📢 3 MALZEMELİ ÇİKOLATALI PASTA – KOLAY ÇİKOLATALI PASTA-Chocola… Arşivler Arşivler KategorilerKategoriler Meta Giriş Yazı beslemesi Yorum beslemesi Alerjik astım, en sık görülen astım türüdür, aynı alerjenler bazı insanlarda hapşırma ve göz sulanmasına neden olurken, bazılarında astım atağına yol açabilir. Alerjik astım belirtileri, polenler, toz akarları veya küf gibi alerjenleri soluduktan sonra ortaya çıkar. Eğer astımınız varsa alerjik veya alerjik olmayan, soğuk havada egzersiz yaptıktan sonra veya duman yahut toz soluduktan sonra genellikle kötüleşir. Alerjik astım veya alerjik olmayan astımın öksürük, hırıltı, nefes darlığı gibi benzer belirtileri vardır. Bazen güçlü bir koku bile semptomları ortaya çıkarabilir. Hastalığın teşhisi, alerji deri testleri ya da alerjene özgü kan testleri ile yapılır. Alerjik astımda, astım tedavisinde kullanılan ilaçlarla birlikte özellikle çocuk ve genç hastalara aşı tedavisi de uygulanabilir. Alerjik astım nedir?Alerjik astım neden olur?Alerjik astım belirtileriAlerjik astım teşhisiAlerjik astım kriziAlerjik astım tedavisiAlerjik astım hastalarına tavsiyeler Alerjik astım nedir? Alerjik astım veya alerjiye bağlı astım; polen, toz akarları ve hayvan tüyü gibi alerji semptomlarını tetikleyen maddelerin astım semptomlarına da neden olması gelişir. Bazı insanlarda cilt veya gıda alerjileri de astımı tetikleyebilir. Alerjik astımınız varsa, solunum yollarınız belirli alerjenlere karşı daha duyarlıdır. Bu alerjenler vücudunuza girdiklerinde, bağışıklık sisteminiz aşırı tepki gösterir. Solunum yolları etrafındaki kaslar kasılır. Hava yolları iltihaplanır ve zamanla içinde yoğun balgam birikir. Çocukluk astımı olan çocukların yaklaşık % 90’ında alerji vardır, bu oran astımlı yetişkinlerde % 50 civarındadır. Alerjenler her yerde olduğu için, alerjik astımı olan kişilerin alerji tetikleyicilerini bilmeleri ve bir atağın nasıl önleneceğini öğrenmeleri önemlidir. Alerjik astım neden olur? Polenler Evcil hayvan deri döküntüleri Toz akarları Sigara dumanı Hava kirliliği Kokulu losyonlar ve parfümler dahil olmak üzere güçlü kokular Kimyasal dumanlar Eğer alerji hastasıysanız, bağışıklık sisteminiz alerjen denilen zararsız bir maddenin varlığına aşırı tepki gösterir. Bazı insanlarda ise bu alerjenleri solumak, solunum problemlerine neden olur. İşte bu durum alerjik astımdır. Solunum yolları alerjik reaksiyon sonucu şişer ve tıkanır. Genel olarak, hava yoluyla yayılan allerjenler alerjik astıma neden olur. Astım reaksiyonuna neden olan az görülen alerjenler Hamamböceği, Süt Balık, Kabuklu deniz hayvanları Yumurta, Çam fıstığı Yer fıstığı, Buğday Bu alerjenlerin sebep olduğu astım reaksiyonu daha az yaygın olsa da, daha ciddi bir reaksiyona neden olabilirler. Alerjik astım belirtileri Öksürme Hırıltı Nefes darlığı Hızlı nefes alıp verme Göğüs sıkışması Alerjik astım semptomları genellikle alerjik olmayan astım ile aynıdır. Alerji nedir, kimlerde görülür? Belirtileri, testi ve tedavisi Ancak, saman nezlesi veya cilt alerjiniz varsa, şu belirtileri de yaşayabilirsiniz Cilt kaşıntısı İsilik Pul pul olmuş deri Burun akması Gözlerde kaşıntı ve sulanma Tıkanıklık Alerjen bir yiyecek yediyseniz Kurdeşen Yüzde veya dilde şişme Ağızda yanma Boğazda, ağızda veya dudakta şişme Anafilaksi ciddi alerjik reaksiyon Alerjik astım teşhisi Alerji testi Deri prick testi Deri prick alerji testi, alerji teşhisinde kullanılan en yaygın yöntemdir ve aynı anda 40 farklı maddeye karşı oluşan alerjik reaksiyonları anında kontrol eder. Bu test genellikle polen, küf, hayvan kepeği, toz akarları ve yiyeceklere karşı alerjileri tanımlamak için yapılır. Yetişkinlerde, test genellikle ön kolda yapılır. Çocuklarda ise üst sırt bölgesine uygulanabilir. Test bölgesini alkolle temizledikten sonra hemşire cildinize küçük işaretler çizer ve her işaretin yanına bir damla alerjen ekstresi damlatır. Daha sonra özleri ince bir iğne yardımıyla cildi hafif delerek cildin içine nüfuz etmesini sağlar. Her alerjen için yeni bir iğne kullanılır. 15- 20 dakika sonra cildiniz kontrol edilir. Eğer alerjiniz varsa damlaların damlatıldığı bölgelerde cildinizde kızarıklık ve kabarma oluşur. Alerji testi nedir, nasıl yapılır? Alerji testinin yan etkileri nelerdir? Hemşire daha sonra bu oluşmuş kabarıklıkların boyutunu ölçer ve sonuçları kaydettikten sonra, lekeleri çıkarmak için cildinizi alkol ile temizler. Alerji cilt testleri ağrılı değildir. Cildin yüzeyine zar zor nüfuz eden iğneler lancets kullanılarak yapılır. Çok hafif kanama olabilir ya da anlık bir rahatsızlık hissedebilirsiniz. Deri testiyle alerjiniz olduğu tespit edilirse, ayrıca astımınızın da olup olmadığını kontrol etmek için aşağıdaki ek testler uygulanacaktır Spirometri Aldığınız ve verdiğiniz hava miktarını ölçer. Ayrıca akciğerlerin bronşiyal tüplerinde daralma olup olmadığına bakar. Zirve akım Basit bir akciğer fonksiyonu testidir. Nefes aldığınızda oluşan hava basıncını ölçer Astım nedir? Nedenleri, belirtileri, tedavisi ve hastalara öneriler Akciğer fonksiyonu Bronkodilatatör olarak adlandırılan astım ilacını kullandıktan sonra nefesinizin düzelip düzelmediğini kontrol eder. Eğer bu ilaç solunumunuzu iyileştirirse, astım hastası olduğunuz anlamına gelir. Alerjik astım krizi Alerjik astım krizi, alerjik reaksiyon sonucu tetiklenen astım rahatsızlığınızın şiddetlenmesidir. Alerjik astım krizi sırasında, solunum yolları etrafındaki kaslar daralır ve burada fazladan balgam birikir. Bu atak kendini öksürük krizleri, hırıltılı nefes, nefes sıkışması ve solunum sıkıntısıyla kendini gösterir. Alerjik astım krizinde, kriz şiddetlenmeden zamanında müdahale çok önemlidir. Bunu yapabilmeniz için hastalığınızın farkında olmanız ve doktorunuzla birlikte oluşturduğunuz, astım kötüleştiğinde ve alerjik astım krizi sürecinde yapabileceklerinizi içeren bir tedavi planınızın olması gerekir. Alerjik astım belirtileri nelerdir? Astım ve alerji nasıl tedavi edilir? Ancak aşağıdaki durumlarda acil tıbbi yardım almanız gerekebilir Gece ya da sabaha karşı ciddi boyutta nefes alamama ya da hırıltılı nefes Rahat nefes alamadığınız için konuşma sıkıntısı Göğüs kaslarında gerilme Alerjik astım tedavisi Alerjik astım hastalığı tedavi edilmediğinde yaşam kalitenizi çok düşürebilir. Ama doğru bir tedaviyle aktif yaşamınıza rahatlıkla devam edebilirsiniz. Alerjik astım tedavisi hem astıma hem de alerjiye odaklanmak zorundadır. Astım ataklarını hafifletmek ya da önlemek için alerji de kontrol altına alınmalıdır. Alerjik astım tedavisinde öncelikli olarak hastalığı tetikleyen alerjenlere karşı önlem alınmalıdır. Uygulanan tıbbi tedavi yöntemleri şunlardır Alerjik astım ilaçları Alerji ilaçları Genel olarak, alerjinin kesin bir tedavisi yoktor, ancak tıkanıklık ve burun akıntısı gibi rahatsız edici semptomları hafifletmeye yardımcı olmak için antihistaminler, dekonjestanlar, kombinasyon ilaçları, kortikosteroidler kullanılabilir. Bu ilaçlar burun spreyi ya da oral olarak kullanıır ve reçeteli ya da reçetesiz olarak bulunabilir. İnhalatörler Bu el cihazları, ilacı akciğerlerinize pompalamak için kullanılır. Kullanıcı aparata basma ve ardından ilacı teneffüs etme koordinasyonuna sahip olmalıdır. Akciğerlerinizdeki hava yollarını açarak veya genişleterek çalışırlar. İçerdiği ilaçlar Albüterol PROAIR, Proventil ve Ventolin, levalbuterol Xopenex ve pirbuterol Maxair olarak sayılabilir. İnhalatörler küçük, hafif ve portatiftir, ancak bu yüzden kaybetmek de kolay olabilir. Siz veya çocuğunuz bir inhalatör kullanıyorsanız, mutlaka yedek cihazlarınız olduğundan emin olun. Bir alerjik astım atağıyla karşılaştığınızda inhalatörünüzü bulamamak tehlikeli olabilir. İnhalerler iki tiptir Ölçülü doz inhaler Bir inhalasyon cihazına bastığınızda, ölçülü doz inhaler cihazı ihtiyacınız olan ilacı püskürtür. Bazı ölçülü doz inhalerleri kullanılan dozları sayar, bu yüzden ilacın bitmek üzere olduğunu anlarsınız. Kullanımı daha kolay hale getirmek için bir yardımcı aparat kullanabilirsiniz. Bu aparat inhalasyon cihazına takılır ve ilacı küçük bir odada tutar, böylece hazır olduğunuzda ilacı teneffüs edebilirsiniz. Alerjik rinit saman nezlesi nedir? Belirtileri ve tedavisi Bu yöntem çocuklar ve bebeklerde çok işe yarar. Kolay inhalasyon için bu aparata bir ağızlık veya yüz maskesi de takabilirsiniz. Kuru toz inhaleri Bir kuru toz inhaler cihazı ilacı toz halinde bırakır. Kullanırken, tozları inhalasyon cihazından kuvvetle çekmek gerekir. Bu yöntem, kullanıcının bu işlem üzerinde biraz daha fazla çalışmasını gerektirir ve genellikle küçük çocuklar için en iyi seçim değildir. Nebulizörler Nebulizörler, sıvı astım ilaçlarını daha kolay teneffüs etmeye yarayan, elektrikle veya pille çalışan cihazlardır. Otomatik çalıştığı için, özellikle çocuklar için kullanımı daha rahattır. Tedavi için, nebulizörün ağızlığını veya yüz maskesini takarsınız ve sonra buhar içinde yavaşça nefes alırsınız. Genellikle işlem 5 ila 10 dakika sürer. Dezavantajı, makinelerin bir güç kaynağına ihtiyaç duyması ve inhalatörlerden daha az taşınabilir olmasıdır. Bu cihazlar biraz hantal ve gürültülü olabilirler. Bronkodilatörler Bu ilaçlar akciğerlerinizdeki hava akışını kısıtlayan kas sıkışmasını gevşetmeye yardımcı olur. Solunum yollarınızı genişletir ve nefes almanızı kolaylaştırır. Bronkodilatörler astım semptomlarından hızlı bir şekilde kurtulmak için kullanılır. Anti-inflamatuarlar Anti-inflamatuarlar akciğerlerinizde iltihaplanmayı tedavi etmeyi hedefler. Akciğerinizdeki şişmeyi ve tahrişi azaltarak solunumunuzu düzeltir. Anti-inflamatuar ilaçlar astım semptomlarını önlemek için günlük olarak kullanılır. Anti-Lökotrien İlaçlar Montelukast Singulair, zafirlukast Accolate ve Zyflo uzun süreli astım kontrolüne yardımcı olan haplardır. Bu ilaçlar, hava yolu inflamasyonunu tetikleyen lökotrienler olarak adlandırılan moleküllerin etkilerini azaltır. Oral kortikosteroidler Prednizon, kurtarma inhalerinin yeterince yardımcı olmadığı, şiddetli astım atağı geçiren kişiler tarafından kullanılan yaygın bir steroiddir. Genellikle hap olarak alınır. Ciddi semptomlara neden olan iltihabı azaltarak çalışır. Steroidleri sadece ihtiyaç duyduğunuzda kullanmalısınız çünkü uzun süre yüksek dozda alırsanız ciddi yan etkilere neden olabilirler. Antikor tedavisi Omalizumab Xolair genellikle geçmeyen, şiddetli astımı olan ve astım atakları diğer tedavilerle kontrol edilemeyen kişiler içindir. Vücudunuzdaki hücrelerde iltihap sürecinin başlamasını önler ve sizi tetikleyicilerinize daha az duyarlı hale getirir.  Alerjik astım hastalarına tavsiyeler Polen sayısı yüksek olduğunda, mümkün olduğunca içeride kalın. Pencereleri kapalı tutun. Bir klimanız varsa, havayı filtrelemek için kullanın. Toz akarlarını dışarıda tutmak için, yastığınıza, yatağınıza ve bazanıza alerjen geçirmez kılıf geçirin. Çarşaflarınızı haftada bir kez sıcak suyla yıkayın. Ağır perdeler veya giysi yığınları gibi tozların toplanabileceği eşyalardan kurtulun Çocuğunuzun alerjik astımı varsa, sadece yıkanabilir doldurulmuş oyuncak hayvanlar satın alın. Mümkünse duvardan duvara halıları çıkarın. Evinizde nem bir problemse, küfü azaltmak için nem giderici kullanın. Herhangi bir su tesisatı sızıntısını onarın. Evcil hayvanınız varsa, onları yatak odasından uzak tutun. Küf ve hamamböceğini önlemek için mutfak ve banyonuzu çok temiz tutun. Açıkhavada çalışırken dikkatli olun. Bahçeyle uğraşmak, toprağı çapalamak polen ve küfü arttırabilir. Referanslar 1- Allergic Asthma, 2- Allergens and Allergic Asthma, 3- What is allergic asthma? Kronik Kuru Öksürük Tedavi Yöntemleri Sigara içenlerde, kuru hava koşullarında yaşayanlar, astım, bazı alerjiler, solunum yolu enfeksiyonları gibi rahatsızlıklara karşı vücudun vermiş olduğu bir tepki olmaktadır. Bir hastalık olmayıp, hastalık belirtisi olmaktadır. İçindekilerKuru Öksürük Tedavisiİlaç TedavisiDoğal Tedavi YöntemleriBallı SütSiyah turp ve bal Öksürük sadece bir belirti olmamaktadır. Aynı zamanda vücudun bir işareti olmaktadır. Viskoz hale gelmesi durumunda solunum sisteminin mukozasında balgam salgılanır. Kronik inatçı öksürük iki haftadan daha uzunca bir süre devam etmektedir. Öksürük bir hastalığın belirtisi olması nedeniyle kişiler öksürüğe neden olan hastalığı tedavi etmeleri durumunda öksürük geçecektir. Solunum sistemi hastalıkları, soluk borucu ve boğaz iltihaplanması, astım, boğmaca, uzun süreli sigara tüketimi, alerjik nedenler, boğaz terlemesi, dehidrasyon gibi durumlarda kişilerde meydana gelmektedir. Kuru öksürük insanlara zor zamanlar yaşatmaktadır. Bu nedenle kişinin aklına kuru öksürük nasıl tedavi edilir sorusu gelmektedir. Eğer ki kişilerin yaşamakta olduğu öksürüğe bir de vücut ısısında yükselme meydana geldiği zamanlarda doktor tarafından reçete edilen ilaçları kullanması, yatak istirahat tavsiye edilmektedir. Buna ek olarak kişilerin solunum sisteminde bulunan sorunu iyileştirme sürecini kolaylaştırmak amacıyla bazı yöntemler uygulaması gerekmektedir. Tedavisi Yetişkinlerde ya da çocuklarda kuru öksürük tedavisi için bulunduğu ortamın kuru olmaması gerekmektedir. Bol bol temiz hava alabilmesi için odayı havalandırmalı ve odayı nemlendirmeleri tavsiye edilmektedir. Odanın nem oranı en az %50 olması gerekmektedir. Kişilerin eğer ki yaşadıkları coğrafyanın iklimi kuru olması durumunda odayı nemlendirmesi gerekmektedir. İnsanların kronik bir şekilde öksürmeleri boğaz kuruluğuna da neden olacaktır. Bu nedenle de bol bol sıvı tüketmeleri tavsiye edilmektedir. İlaç Tedavisi DROPOLEV şurup Etkin maddesi levodropropizin ve lorfeniramin maleat sayesinde kişilerin yaşamakta olduğu öksürüğün tedavisinde kullanılan bir şurup olmaktadır. Günde 3 defa 2 ölçek alınmalıdır. Yan etkileri arasında kabızlık, kusma, uyku hali görülmektedir. LAVENİL 30 mg/5 mL şurup Kuru öksürük tedavisinde kullanılmakta olan şurubun etkin maddesi levodropropizin olmaktadır. Kakao aromalıdır. Balgamsız öksürüğün kronik bir hal alması durumunda tavsiye edilmektedir. Doktor tarafından reçete edildiği gibi sıklıkla günde 3 defa 1 ölçek kullanılması uygundur. İlacın bir takım yan etkileri bulunmaktadır. Sıklıkla bulantı, kusma, hazımsızlık, ishal ve baş dönmesi yan etkileri arasında olmaktadır. Geral Oral Sprey Spreyin etkin maddesi Benzidamin HCI olmaktadır. Anti inflamatuar özelliğine sahip olmaktadır. Bu sayede kişilerde meydana gelen boğaz ağrısı, farenjit, kronik kuru öksürük tedavisinde kullanılmaktadır. Her 4 saatte bir boğaz spreyinin kullanılması ve 6 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmaması tavsiye edilmektedir. Yan etkileri arasında ağızda serinlik hissi ve tat almada sorun olmaktadır. Mebucain naneli boğaz pastili Etkin maddesi setilpiridinyum klorür içermektedir. Boğaz kuruluğuna ve kuru öksürüğe iyi gelmektedir. Minör enfeksiyonların giderilmesinde etkili olmaktadır. Lokal antiseptik özelliği bulunur. Çok sık görülmese de bir takım yan etkileri bulunmaktadır. Bulantı, deri döküntüsü, kusma bunlardan bazıları olmaktadır. Doğal Tedavi Yöntemleri Buhar Boğaz kuru kalmasından dolayı kişilerde sıklıkla geçmeyen öksürüğün meydana geldiği görülmektedir. 1 tencere içerisine koyacak olduğunuz su kaynatılmalıdır. Yüzünüzün yanmaması için bir havlu örtülür. Daha sonradan tencerenin ağzı açılarak çıkan buhar solunur. Bu işlem su soğuyana kadar devam edilmelidir. Tuzlu Gargara Boğazın tahriş olması, boğazda biriken bakterilerin temizlenmesi amacıyla tuzlu su ile gargara yapılması tavsiye edilmektedir. Bunun için 1 çay bardağı ılık suyun içerisine atacak olduğunuz 1 tatlı kaşığı tuz karıştırılarak eritilir. Daha sonradan yutulmadan ağız çalkalanır. Bu işlemi günde bir kaç defa tekrar etmelisiniz. Ballı Süt 1 su bardağı süt; 1 yemek kaşığı bal. Boğazın yumuşamasında son derece etkili olduğu gibi ballı süt aynı zamanda da öksürüğün tedavisinde de kullanılmaktadır. 1 su bardağı ılık sütün içerisine katacak olduğunuz 1 yemek kaşığı antiseptik özelliği olan sütün içerisine organik bal eklenerek karıştırılır ve eritilir. Bu işlemi özellikle sabah ve akşam uygulamanız boğazın yumuşamasını sağlayacaktır. Siyah turp ve bal 1 tane orta büyüklükte siyah turp; 1 yemek kaşığı bal. Kronik boğaz ağrısı, kronik öksürük yaşamakta olan kişilere tavsiye edilmektedir. Kısa süre içerisinde öksürüğün geçmesini sağlar. Bir tane siyah turp başı kesilerek, içi oyulur. Ardından 1 yemek kaşığı bal ilave edilerek ağzı kapatılır. 1 gece oda sıcaklığında bekletilerek turpun suyunu salması beklenir. Ardından karıştırılarak gün içerisinde 1 yemek kaşığı alınır. Öksürük geçene kadar bu işlemi her gün tekrar edebilirsiniz. Şeker hastalarının kullanması sakıncalı Alerjik astım, çeşitli mikrobik ajanlar veya toksinlere karşı vücudun ve solunum yollarının göstermiş olduğu kronik iltihabi bir reaksiyondur. Solunum yollarınızın iltihaplı reaksiyonu ve ilişkili olarak bronşların aşırı duyarlılığı durumudur. Özellikle gece yarısı veya sabaha karşı hışıltılı solunum, nefes darlığı, göğüste sıkışıklık ve öksürük nöbetlerine yol açar. Bu ataklar genellikle değişen derecelerde havayolu obstrüksiyonu tıkanma veya kapanma ile birlikte olup, sıklıkla tedaviyle veya kendiliğinden düzelmektedir. Alerjik astım uygun bir tedavi ile kontrol altına alınabilir bir hastalıktır. Astımın kontrol altında olduğunun en iyi klinik göstergesi, az sayıda alevlenme veya atak yaşanmasıdır. İnatçı bir öksürüğünüz varsa, nefes alıp verirken hırıltı sesi duyuyorsanız; bu yazıyı okumanızda fayda var. Alerjik astım nedir?Alerjik astım belirtileriAlerjik astım nedenleriAlerjik astım tedavisiAlerjik astımı neler tetikler?Astım ve Alerji Kardeşliği Polen mevsiminde alerjenlerden korumak için… Alerjik astım nedir? Astım, tüm dünyada yaklaşık 300 milyon kişiyi etkilediği tahmin edilen ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Ülkemizde yaklaşık her 100 erişkinden 5-7’sinde, her 100 çocuktan 13-15’inde görülmektedir. Her yaştan bireyi etkileyebilen, doğru tedavi ile kontrol altına alınabilen, kontrol altına alınamadığında ise günlük aktiviteleri ciddi olarak kısıtlayabilen kronik müzmin bir hastalıktır. Astım, hava yollarının daralması ile kendini gösteren ve ataklar krizler halinde gelen bir hastalıktır. Hastalar ataklar arasında kendilerini iyi hissederler. Astımda hava yollarında mikrobik olma yan bir iltihap vardır. Bu nedenle hava yolu duvarı şiş ve ödemlidir. Bu durum akciğerlerin uyaranlara aşırı duyarlı olmasına neden olur. Toz, duman, koku gibi uyaranlar ile öksürük, nefes darlığı ve göğüste baskı hissi gibi yakınmalar ortaya çıkar. Alerjik astım nedir? Neden olur? Tedavisi ve hastalara öneriler Krizde hava yollarını saran kaslar kasılır, ödem ve şişlik artar, ilerleyen iltihapla birlikte hava yolu duvarı kalınlaşır. Hava yollarındaki salgı bezlerinden kıvamlı bir mukus ifrazat-balgam salınır. Tüm bunlar hava yollarını önemli ölçüde daraltır ve havanın akciğerlere girip çıkması engellenir. Bu durum, artan öksürük,nefes darlığı, hırıltı, hışıltı ile kendini göstermektedir. Alerjik astım belirtileri Göğüste tıkanma, Öksürük genellikle kuru ve inatçı, Nefes darlığı, Göğüste baskı hissi ve Hırıltılı – hışıltılı solunum Göğüste tıkanma, öksürük, hırıltılı solunum sık rastlanan belirtilerdir. Bazen sadece inatçı öksürükle veya nefes alıp verirken hırıltı, hışırtı gibi bir ses şeklinde belirti verebilir. Bu yakınmalar geceleri, özellikle sabaha doğru uykudan uyandıracak şekilde ise astım hastası olabilirsiniz. Bu belirtilerden herhangi biri veya birkaçı bir arada bulunabilir. Bu belirtiler sadece astıma özgü değildir, başka hastalıklarda da olabilir. Ancak aşağıda sayılan özelliklerle birlikte olduklarında astım açısından önem taşımaktadırlar Belirtilerin özellikleri; Tekrarlayıcı olup nöbetler halinde gelirler, Genellikle gece veya sabaha karşı ortaya çıkarlar, Kendiliğinden veya ilaçlar ile düzelirler, Mevsimsel değişiklik gösterebilirler. Kişiye ve duruma göre değişik etkenler belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilirler. Çocuklarda alerjik astım belirtileri Çocuktaki her grip çok ağır geçiyor ve 2 haftadan uzun süren öksürük oluyorsa Nefes sıkışmaları oluyorsa Çok sık öksürük oluyorsa Özellikle koşunca öksürük, göğüste sıkışma veya hışıltı oluyorsa Sabaha doğru öksürükler oluyorsa Uykuya daldıktan 1-2 saat sonra öksürük başlıyorsa Öksürük nedeniyle uykudan kalkıyorsa Bu saydığımız belirtiler tekrarlıyorsa çocuk mutlaka astım yönünden incelenmelidir. Özellikle de çocuğun anne, baba, kardeş veya yakın akrabalarında astım, egzama, alerjik nezle gibi alerjik hastalıklar varsa astım olma riski çok yüksektir. Öksüren her çocuk astım mıdır? Her öksüren çocuğa astım teşhisi konulması çok yanlış. Astım teşhisinin bu konuda uzman hekimler tarafından konulması gerekir. Astım teşhisi çocuklarda astım konusunda da bir uzmanlık olan “çocuk alerjisi uzmanı” yeni adıyla “çocuk immünolojisi ve alerji hastalıkları uzmanları” tarafından konulmalıdır. Teşhis doğru konulursa en az tedavi ve en az ilaçla çocuğa zarar vermeden tedavi edilebilir. Aksi takdirde çocuğa astıma benziyor diye birçok gereksiz ilaç verip ilaç yüklemesi yapmış oluruz. Astım sadece reçete yazmak ile tedavi edilemez Alerjik astım nedenleri Astım hastalığının ortaya çıkmasında rol oynayan etkenlere risk faktörleri denir. Toplumda, astımın niçin bazı kişilerde ortaya çıktığı, bazılarında ise görülmediği bu risk faktörleri ile açıklanabilmektedir. Aşağıdaki risk faktörlerine sahip olunması, kişide astım görülme olasılığını arttırır. Kişisel faktörler Genetik Astımın genetik bir hastalık olduğuna dair yeterince veri bulunmaktadır. Anne babadan birinin astımlı olması durumunda çocukta astım görülme riski %20-30’a yükselmekte, anne ve babanın her ikisinin de astımlı olması durumunda bu risk % 60-70’e ulaşmaktadır. Astımın nedenleri arasında bir çok genin rol oynadığı düşünülmektedir. Obezite Obezite de astım için risk faktörü olarak bulunmuştur. Leptin açlık hormonu gibi belli hormonların hava yolu fonksiyonunu etkilemesi ve astıma eğilimi artırması söz konusu olabilir. Cinsiyet Erkek cinsiyet çocukluk dönemi astımı için önemli bir risk faktörüdür. On dört yaşından önceki dönemde astım sıklığı erkek çocuklarında kız çocuklarının yaklaşık 2 misli olarak bulunmuştur. Yaş ilerledikçe bu fark kapanmakta, yetişkin döneme gelindiğinde astım kadınlarda daha sık görülür hale gelmektedir. Çevresel faktörler Astımın ortaya çıkmasında rol oynayan çevresel faktörler, aynı zamanda hastalık semptomlarının artmasına yol açmaktadır. Diğer yandan, hava kirliliği ve bazı allerjenler astım semptomlarına neden olur ama astım gelişimindeki rolleri yeterince açık değildir. Allerjenler İç ve dış ortamdaki allerjenlerin astım alevlenmelerine yol açtıkları iyi bilinmesine rağmen astım gelişimindeki rolleri tam aydınlatılamamıştır. Bilimsel çalışmalar, ev tozu akar allerjenleri, kedi ve köpek tüyünün 3 yaşına kadar astım benzeri semptomlar için risk faktörü olduklarını düşündürmektedir. Allerjen teması ve çocuklardaki duyarlanma arasındaki ilişkinin allerjene, dozuna, maruziyet dönemine, çocuğun yaşına ve muhtemelen genetik faktörlere bağlı olduğu düşünülmektedir. Hamam böceğinin allerjik reaksiyon için önemli bir neden olduğu gösterilmiştir. Kedi ve köpeklerin rolünü araştıran bazı çalışmalarda, erken yaşlarda bu allerjenlere maruziyetin, allerjik duyarlılaşma ve astım gelişimine karşı koruyucu olabileceği gösterilmişken, diğer çalışmalar bu tür maruziyetin allerjik duyarlanma riskini arttırabileceğini ileri sürmüştür. Bununla beraber, kırsal kesimde yetişen çocuklarda, astım görülme sıklığı genel olarak düşük bulunmuştur. Bu durum hijyen hipotezi ile açıklanmaktadır. Enfeksiyonlar Bebeklik döneminde, respiratuvar sinsityal virus RSV ve parainfluenza virusu bronş hastalıklarına yol açabilmekte ve ortaya çıkan semptomlar çocukluk astımındaki semptomları taklit edebilmektedir. Yapılan bilimsel çalışmalar, RSV virüsü saptanan çocukların uzun dönemde yaklaşık %40’ında hışıltının devam edeceğini veya ileri çocukluk dönemlerinde astım olacaklarını göstermiştir.  Astımdaki “hijyen hipotezi” de erken çocukluk döneminde enfeksiyonlara maruziyetin, çocuğun bağışıklık sistemini astıma karşı güçlendireceğini ve astım ile diğer alerjik hastalık riskini azaltabileceğini ileri sürmektedir. Bu hipotezin doğruluğu araştırılmaya devam edilmekle birlikte, bu yaklaşım aile büyüklüğü, doğumdaki sıralama, kreşe devam etmenin astım riskini nasıl azalttığını açıklamaya yardım edebilir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için ne yapmalı, nasıl beslenmeli? Örneğin, büyük kardeşleri ile yetişen veya kreşe devam eden çocuklarda enfeksiyon riski artarken, bu durum ileriki yıllarda alerjik hastalık ve astım gelişme riskine karşı koruyucu olabilmektedir. Diğer yandan, alerjik durum ve virüslere bağlı enfeksiyonlar arasındaki ilişki oldukça karmaşıktır. alerjik durum, alt solunum yollarının viral enfeksiyonlara olan cevabını etkilemekte, daha sonra viral enfeksiyonlar alerjik duyarlanmanın oluşumuna katkıda bulunmaktadır. Bu etkileşim bireyler eş zamanlı olarak alerjenlere ve viral enfeksiyonlara maruz kaldıklarında ortaya çıkmaktadır. Alerjik astım tedavisi Astım tedavisinin amacı, hava yollarındaki mikrobik olmayan iltihaba bağlı daralmanın giderilmesi ve hastanın rahat nefes almasının sağlanmasıdır. Hekim ve hasta/aile arasındaki işbirliği ile belirtilerin tamamen kontrol altına alınması çoğunlukla sağlanmaktadır klinik kontrol. Tedaviden Beklentiler Nelerdir? Başarılı bir astım tedavisinin hedefleri şunlar olmalıdır Belirtileri kontrol altına almak ve bunu sürdürmek, Egzersiz dahil normal aktivite düzeyini sürdürmek, Akciğer fonksiyonlarını olabildiğince normale yakın düzeylerde tutmak, Astım ataklarını önlemek, Astım ilaçlarının istenmeyen etkilerini önlemek. Bu hedeflere ulaşabilmek için; Hasta/hekim işbirliğinin geliştirilmesi, Tetikleyici faktörlere maruziyetin tanımlanması ve azaltılması, Astımın iyi değerlendirilmesi ve tedavisi, eşlik eden hastalıkların ortaya konması ve tedavisi, tıbbi tedavinin iyi izlenmesi gerekmektedir Alerjik astımda ilaç tedavisi Astım tedavisinde kullanılan ilaçlar kontrol edici ve rahatlatıcı semptom giderici ilaçlar olarak ikiye ayrılır. Kontrol edici ilaçlar, çoğu zaman antiinflamatuvar iltihap önleyici etkileri sayesinde astımın kontrol altında tutulmasını sağlayan her gün ve uzun süre kullanılan ilaçlardır. Rahatlatıcı ise hızlı etki ederek bronkokonstriksiyonubronş lümenin daralması geri döndüren, semptomları gideren ve gerektiğinde kullanılan ilaçlardır. Astım tedavisi, inhalasyon soluk alma yoluyla, oral veya parenteral damar yolu ile olarak uygulanabilmektedir. İnhalersolunan madde tedavinin başlıca avantajı, düşük sistemik yan etki riskiyle, ilaçların doğrudan hava yollarına verilmesini ve bu bölgelerde daha yüksek lokal konsantrasyonlarayoğunluk ulaşabilmesini sağlamasıdır. İnhale soluna bilen steroidler günümüzde mevcut en etkili kontrol edici ilaçlardır. Hızlı etkili inhale beta2-agonistler bronkokonstriksiyonun giderilmesi ve egzersize bağlı bronkokonstriksiyonun önlenmesi için seçilecek ilaçlardır. Alerjik astımı neler tetikler? Ev tozu akarları → Akarlar ev tozunda yaşayan, gözle görülemeyen küçük böceklerdir. Nemli, karanlık ve sıcak ortamlarda yaşarlar; insanların deri döküntüleri ile beslenirler. Esas olarak dışkıları alerjen niteliği taşır. Bu dışkı parçacıkları çeşitli eşyalara yapışır ve sürekli havaya yayılır. En fazla yatak, yorgan, yastık, halı, kumaş kaplı mobilyalar ve tüylü oyuncaklarda bulunurlar. Alerjik astımdan korunma Havalandırma arttırılmalı, rutubet önlenmeli nem oranı %40’ın altına düşmeli Kumaş döşeli eşyalar yerine deri, ahşap veya plastikten yapılanlar tercih edilmeli Ev işi yaparken maske kullanılabilir Haftada en az bir kez güçlü bir elektrik süpürgesi ile temizlik yapılmalı Özellikle yatak odasında halı kullanılmamalı Tüylü ve içi dolu oyuncaklar kaldırılmalı Yatak takımları en az haftada bir ve 60C’nin üzerinde yıkanmalı atak, yorgan ve yastıklar özel kılıflarla kaplanabilir Polenler → Her bitki için polenyayma donemi iklime göre de farklıdır. Ağaç polenleri genellikle Şubat – Mart, cim polenleri Nisan’dan Temmuz ortasına kadar, yabani ot polenleri ise yaz sonu ve sonbaharda ortaya çıkar. Polenlerden tam olarak sakınmak olası değildir, ancak maruziyet azaltılabilir. Polen alerjisi nedir? Neden olur, ne iyi gelir? Belirtileri ve tedavisi Nasıl Korunmalı? Kişi, alerjik olduğu polenin yayılma döneminde mümkün olduğunca dış ortam aktivitelerinden kaçınmalı. Polen filtreli klimalar arabalar için kullanışlıdır Polen yayılımının yoğun olduğu dönemlerde dış ortamda maske ve gözlük takılabilir Polen yayılımının yoğun olduğu dönemlerde kapı ve pencereler kapalı tutulmalı Dış ortamdan eve gelince duş yapılıp, elbiseler değiştirilmelidir. Mantar sporları → İdeal olarak 20°C sıcaklık ve %60 nem ortamında yaşarlar. Bir yerde mantar üremesi küflenme olarak adlandırılır. En çok üredikleri yerler bodrum katları, karanlık ve az havalanan yerler, pencere pervazları, banyo perdeleri, kiler, copluk, ahır, tarla, bahçeler, sızıntılı duvar köşeleri, duvar kağıtları, ev bitkilerinin saksılarıdır. Sobalı evlerde küf yoğunluğu daha fazladır. Nasıl Korunmalı? Evin rutubeti azaltılmalı Kışın mümkünse evin tüm odaları ısıtılmalı ve evin içinde çamaşır kurutulmamalı Eski halı, yatak, mobilya ve küf kokan malzeme atılmalı Fazla miktarda saksı bitkisi bulundurulmamalı Akvaryum ve kuş kafesleri çevresinde küf kolay gelişebilir evde bulundurulmamalı Su sızıntısı olan yerler tamir edilmeli Küflenen yüzeyler çamaşır suyu ile temizlenmeli, ama bu hasta yapılmamalıdır Hayvan tüy ve döküntüleri → Tüm tüylü hayvanlar alerjiye neden olabilir. Alerjenler, hayvanların idrar ve salyalarında bulunur ve tüylerine yapışır. Tüy miktarı ve uzunluğu ile alerji yaratma düzeyi arasında ilişki yoktur. Aynı hayvan cinsi içinde farklı türler arasında önemli farklar yoktur. Örneğin bir tür kedi alerjisi var ise başka bir tür için de olması beklenir. Hassas kişilerde alerji gelişimi 6–12 ayı bulur ve hayvan uzaklaştırıldıktan sonra da aylarca sürebilir Nasıl Korunmalı? Evde alerjik kişi varsa, eve o hayvanı almamak en doğru uygulamadır Hayvanın evden gönderilemediği durumlarda sık yıkanması, yatak odasına sokulmaması, evde halı ve kumaş kaplı mobilyaların azaltılması önerilir Kedi ve köpek alerjenleri giysiler ile taşınabildiği için temas sonrası değiştirilmeli Hiç bir yöntem hayvanın uzaklaştırılması kadar etkili değildir. Hamamböcekleri → Özellikle şehirlerde toplu konutlarda önemli bir sorundur. Nasıl Korunmalı? Giriş yeri olabilecek kapı altı boşlukları, çatlaklar ve boru çevreleri gözden geçirilmeli ve onarılmalı. Bu işlem yapılmadan diğer önlemlerin etkili olması söz konusu değildir Özel kimyasal maddeler ile yok edilebilirler ama bu sırada hasta orada olmamalı Ev ve apartman içinde azaltıcı tüm önlemler açıkta besin maddesi bırakılmaması, çöplerin kapalı tutulması vb alınmalı. Hava kirliliği Ev içinde havada bulunan tahriş edici maddeler astımlı hastaları normal bireylerden daha fazla rahatsız eder ve astım belirtilerinin ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Sigara, gaz ocağı ve gazlı ısıtıcılar, odun sobası ve şömine, mobilya yalıtım malzemeleri, bina temellerinden mekânlara sızan radon gazı bu tahriş edici maddeler arasında sayılabilir. Ev içi ortamda hava kirliliğini önlemek için; Evlerde kesinlikle sigara içilmemeli, Boya-cila- temizlik malzemeleri dikkatle uygulanmalı ve ardından ortam iyice havalandırılmalı Sobaların baca temizliğine dikkat edilmeli ve bacasız sobalar gaz yağlı, bütan böcek ilacı ve gazlı vb. kullanılmamalıdır. Enfeksiyonlar Astımlı hastalarda üst solunum yolu enfeksiyonları sıklıkla astım belirtilerinin artmasına neden olur. Enfeksiyonların ardından 2-6 hafta kadar hava yollarında duyarlılık artar; bu dönemde astım belirtileri ortaya çıkabilir ya da artabilir. Bu nedenle kışın enfeksiyon hastalıklarının bulaşma riskinin artması nedeniyle kalabalık yerlerden kaçınılmalıdır. Her yıl Eylül ya da Ekim ayında olmak üzere bir kez grip aşısı yaptırılmalıdır. Bu durum, özellikle orta ve ağır astımlı olgular için daha önem taşımaktadır. Doktor tarafından gerekli görülmedikçe antibiyotik kullanılmamalıdır. Mesleksel etkenler İş yerlerinde maruz kalınan metal ve odun tozları, bitkisel-hayvansal ve kimyasal maddeler ve tahriş edici maddeler astıma yol açabilir. Mesleksel etkenlere bağlı astımda hafta sonu ve tatillerde yakınmalarda azalma, işe tekrar başladığında ise belirtilerde yeniden artma görülür. Özellikle sigara içen bireylerde bu durum daha kolaylıkla gelişir ve daha ağır seyreder. Mesleksel astımı olanlarda işyerinden uzaklaşma gerekebilir; bu sağlanamıyorsa mutlaka işyerinde etkili bir havalandırma sistemi olmalı, uygun maske kullanılmalı ve önceden astımı olduğu bilinen kişilerin riskli işlerde marangozluk, boyacılık, kuaförlük, fırıncılık vb. çalışmaması önerilmelidir. İlaçlar Astımlıların yaklaşık %10’unda ilaçlar önemli rol oynar. Çeşitli ilaçlar sadece öksürüğe neden olabileceği gibi, astım krizine de neden olabilirler. Bu nedenle herhangi bir nedenle hekime başvurulduğunda kişi mutlaka astım hastası olduğunu bildirmelidir. Başka bir hekim tarafından verilen ilaçlar da astım tedavisini düzenleyen ve takip eden hekime mutlaka gösterilmelidir. Hekime danışılmadan rastgele ilaç alınmamalıdır. Astımlı hastaların kullanımında risk oluşturan başlıca ilaç grupları şunlardır Yüksek tansiyon, kalp damar hastalıkları, kalp ritm bozuklukları, migren, göz tansiyonu için kullanılan bazı ilaçlar; ameliyatlarda kullanılan anestezik maddeler, aspirin ve benzeri ağrı kesici ve romatizma ilaçları, röntgen incelemeleri esnasında kullanılan ilaçlar. Besin ve besin katkı maddeleri Erişkinlerde besin maddelerinin astımı tetiklemesi daha nadirdir. Allerjik bireylerde allerjen özellikteki besin maddeleri balık, kabuklu deniz ürünleri, kuruyemiş, yumurta, süt, muz vb diğer allerjik belirtilere yol açmanın yanı sıra astım ataklarını da tetikleyebilir. Aşırı hassas bireylerde besin maddesinin kokusu bile astım atağını uyarabilir. Bunun yanısıra besinlere lezzet, renk vermek ya da bozulmalarını önlemek için içlerine katılmasına izin verilen katkı maddeleri, normal kişilere yüksek dozlarda bile zarar vermediği halde, astımlı bireylerde atağa yol açabilir. Kurutulmuş ve paketlenmiş meyve, meyve suları, bira, şarap gibi fermantasyon yoluyla hazırlanan içkiler, turşu, salamura, sucuk, sosis, hazır salatalar, cips, işlenmiş hazır yiyecekler bu konuda en dikkatli olunması gerekenlerdir. Çin mutfağında sık kullanılan soya ürünleri de astım yakınmalarını arttırabilir. Eğer birey herhangi bir besin maddesine duyarlı ise bu besinleri tüketmemelidir. Astım Olduğunuzu Biliyorsunuz. Peki, Hastalığı Tanıyor musunuz? Astım alerjik bir hastalıktır ve öldürücü değildir. Geçmeyen ve sabah görülen öksürüğün en sık nedeni astımdır. Hastalık tamamen iyileşmez ama tam kontrol altına alınabilir. Astımın tedavisi eğitimle başlar. Kortizonsuz astım tedavisi çok zordur. Bu nedenle kortizon tedavisinden korkmayın. Yeterli ve küçük dozlarda, gerekli sürede özellikle lokal inhaler şekilde kullanılan steroidlerin yan etkisi görülmeyecek kadar azdır. Kullanım sonrası ağzınızı bol su ile çalkalayın, bu dönemde az tuzlu beslenin ve tansiyonunuzu sık sık kontrol ettirin. Çocuklarda da görülür. Erişkinlerde aniden ortaya çıkabilir. Gizli astım gebelikte ve stres sonrası ortaya çıkabilir. Gebelikte ve emzirmede her tür astım ilacı kullanabilirsiniz. Gizli astım ancak solunum nefes fonksiyon testi ile anlaşılabilir. Ağır astımınız varsa uçak yolculuğunda oksijene ihtiyaç duyabilirsiniz. Reflü astımı sıklıkla tetikler. Astımınız sık tekrarlıyorsa mutlaka nedenini bulmalısınız. Astımınız kontrol altındaysa her türlü sporu yapabilirsiniz. Sürekli ve yüksek dozda ilaç kullananlarda dirençli astım gelişebilir. “Zor astım” diye bilinen bu formu en ağır seyre sahiptir. Astımın dünyada yaklaşık 300 milyon kişiyi etkilediği düşünülmektedir. Bu rakam ülkemiz için yaklaşık milyon kişidir. Astım, hasta veya toplum açısından yüksek maliyetli bir hastalıktır. Ancak hastalığın tedavi edilmemesinin maliyeti daha yüksektir. Astım ve Alerji Kardeşliği Alerji denince akla solunum yolu alerjilerine en sık neden olan ev tozu akar veya mite diye de anılır ve çiçek tozu polen gelir. Gıdalar, hayvan epitelyum ve tüyleri, küf mantarları daha az sıklıkla alerjiye neden olurlar. Polene bağlı tetiklenen astım daha çok mevsimsel ilkbahar, ev tozuna bağlı tetiklenen alerjik astım ise her dönemde görülebilir. Buna bağlı olarak alerjik astımlıların bazılarında belirli mevsimlerde yakınmalar artabilir, hatta sadece bu dönemde hastalık ortaya çıkıp daha sonra tamamen normale dönebilir. Astımın temelinde alerji yattığı için, alerji ve astım birlikte anılırlar. Hastalığın ortaya çıkmasında hem genetik yatkınlık hem de çevresel faktörler birlikte rol oynar. Alerji genelde genetik geçişli olduğu için astım da irsi özelliği olan hastalıklar arasındadır. Ailede anne-babada astım varsa çocuklarda da görülme sıklığı artar. Ayrıca sigara dumanıyla temas, solunum yolu enfeksiyonları, hava kirliliği, bazı gıdalar ile bunlara ilave edilen katkı maddeleri de özellikle erken çocukluk döneminde astım gelişimine katkıda bulunur. Ancak bu etkenler uzaklaştırılırsa çocuklukta astım hastası olanların bir bölümünde erişkin yaşlara gelindiğinde hastalık tamamen iyileşebilir. Astımlı kişinin havayolları, astımı olmayanlara göre daha duyarlıdır. Özellikle çocuklukta başlayan astım için bu daha belirgindir. Uzun süren öksürüklerde ilk akla gelen tanıdır. Bu tip vakalara alerji ve solunum fonksiyon testleri ile daha kolay tanı konulur. Alerjik bronşit veya gizli astım denilen bu durum ileride astımın habercisidir. Astımınızın Tetiklenmesini İstemiyorsanız… Tetik faktörleri çeşitli kalp-tansiyon ve romatizma ilaçları, tuz ruhu-çamaşır suyu, alkol, psikojenik stresler, ağlama-gülme gibi yoğun şekilde ortaya çıkan duygusal davranışlar, ağır egzersiz gibi değişkenler, uyuşturucu gibi maddeler ise maalesef az bilinen ancak ölümle sonuçlanan krizlere sebep olabilen tetikleyicilerdir. saptayıp bunlardan uzak durun. Sinüzit, burunda polip, reflü gibi rahatsızlıklarınız varsa tedavinizi aksatmayın. Ağır astım hastasıysanız kriz anında nasıl davranacağınızı öğrenin. İlacınızı yanınızda taşıyın. Düzenli kontrol ve tedavilerinizi ihmal etmeyin. Basit bir soğuk algınlığı astımı başlatabilir! Sonbaharda havaların çok değişken olması nedeniyle mikrobik bronşit, nezle ve gribal enfeksiyonlarda artış meydana geliyor. Özellikle bazı virüslerin astımlı hastalarda, hastalığın atak yapmasına veya kötüleşmesine neden oldukları biliniyor. Kimi zaman basit bir soğuk algınlığı veya enfeksiyon ciddi bir astım tablosunu başlatabiliyor. İnatçı öksürük ve tekrarlayan hapşırıklar… Bazı alerjenler yıl boyu mevcuttur ve neden olduğu alerjilerde yılın herhangi bir zamanında ortaya çıkabilir. Bunlara örnek olarak ev akarları, ev hayvanları, gıda alerjileri verilebilir. Bazı alerjenler ise belli mevsimlerde ortaya çıkarak hastalıklara neden olur. Genel olarak ağaçların, çimen ve otların polenleri ilkbaharda ortaya çıkıp astımı tetikleyen etkenler olarak bilinir ancak bazı bitkiler ve hayvanların yol açtığı alerjiler sonbahar mevsiminde de etkin olabilmektedir. Örneğin çeşitli yabani otlar ve rutubetli ortamı seven küf ve mantarlar bu gruptadır. Diğer taraftan sonbaharda havaların çok değişken olması nedeniyle mikrobik bronşit, nezle ve gribal enfeksiyonlarda da artış olmaktadır. Özellikle bazı virüslerin astımlı hastalarda hastalığın atak yapmasına veya kötüleşmesine neden oldukları bilinmektedir. Dolayısıyla basit bir soğuk algınlığı veya enfeksiyon ciddi bir astım tablosunu başlatabilmektedir. Bu nedenle sonbahar mevsiminde ortaya çıkan inatçı öksürük, hışıltılı solunum, tekrarlayan hapşırıklar, burun akması veya tıkanıklığı gibi şikayetlerin alerjik nedenlere bağlı olabileceği unutulmamalıdır. Kirli hava ve sigara dumanı da tetikliyor Astım hastalığının nedeninin her zaman alerji olmayabillir. Ancak hem alerjik astım hem de alerjik olmayan astımda virüsler, bakteriler, kirli hava, sigara dumanı, egzersiz, ani ısı değişiklikleri, keskin kokular gibi değişik sebepler hastalığın atak yapmasına neden olabilmektedir. Bu etkenlerle sonbaharda daha sık karşılaşılacağını tahmin etmek zor değildir. Dolayısıyla sonbahar mevsiminde astımı tetikleyen alerjik ve alerjik olmayan nedenlerin iyi bilinmesi bu dönemin sorunsuz geçirilmesi bakımından çok önemlidir. Astımlı çocuklarda nelere dikkat etmek gerekir? Astımlı çocuklara doğru teşhis konulduktan sonra başarılı bir tedavi ile normal çocuklardan hiçbir farkı kalmaz. Spor yapmalarında sakınca olmadığı gibi sporun faydası da vardır. Sadece nasıl spor yapmaları ve ne tür önlem almaları gerektiğini bilmelidirler. Astımlı çocukları terleyince kötü olur diye evlere hapsetmemek gerekir. Astımlı çocuk nelerden korunmalıdır? Alerjisi olduğu alerjenlerden korunması yeterlidir. Örneğin; ev tozu akarlarına alerjisi olan çocuklar akarlara yönelik önlemler almalıdır. Polenlere alerjisi varsa polenlerden korunmalıdır. Ayrıca yanlarında sigara içilmemeli, keskin kokulu parfümler kullanılmamalıdır. Evde buhar makinelerinin çalıştırılması zararlı olabilir. Astıma dönüşen alerjinin en büyük sorumlusu çayır ve çimenler En tipik bahar alerjisi “alerjik rinit”, yani halk arasında “saman nezlesi” şeklinde görülüyor alerjik nezlesi olan çocukların yarısında “alerjik göz nezlesi” alerjik konjunktivit belirtileri de eşlik eder. Bazı çocuklarda bu alerjenler aynı zamanda astım bulgularına ya da cillte alerjik reaksiyona da yol açabiliyor. Ülkemizde çayır-çimen, çiçeksiz ağaç ve otsu bitkiler olmak üzere 3 ana bitkinin polenleri alerjik bünyeli çocuklarda alerjik reaksiyona neden oluyor. Bunların içinde en fazla alerjik yanıt uyandıran çayır- çimen polenleri oluyor. Alerjik rinit saman nezlesi nedir? Belirtileri ve tedavisi Ağaç polenleri ilkbaharda; çayır-çimen polenleri ilkbahar ve yaz süresince; ot polenleri ise sonbaharda ortaya çıkmakla birlikte çocuğun birden fazla polene duyarlı olması durumunda yakınmaların süresi uzayabiliyor. Tedavide geç kalınırsa alerji astıma dönüşebiliyor Eğer doktora başvurulmaz, alerjenden yeterince korunmaz, düzenli ilaç tedavisi uygulanmaz ve çocuğun yanında sigara içilirse, olumsuz sonuçlar doğabiliyor. Üst solunum yollarında başlayan duyarlılık alt solunum yollarına ilerleyerek astıma dönüşebilir. Ayrıca alerjik bünyede sıklığı zaten artmış olan sinüzit, geniz eti büyümesi, kulakta sıvı birikmesi gibi durumlar daha da sık olarak görülür. Bu belirtiler 2 haftadan fazla sürüyorsa, dikkat! Aşağıdaki belirtiler tipik olarak ataklar halinde tekrarlıyor ve 2 haftadan fazla sürüyorsa bahar alerjisinin habercisi olabiliyor. Uzun süreli şeffaf burun akıntısı, Burun tıkanıklığı, Burun, dudak, boğaz ve damakta kaşıntı, Burnun kaşıntıya bağlı sürekli yukarı itilmesiyle “ alerjik selam” denilen yatay çizgilenmenin oluşması, Geniz akıntısı, Geniz akıntısı neden olur? Ne iyi gelir? Belirtileri ve tedavisi Hapşırma nöbetleri, Yüzde baskı hissi veya ağrı, Gözlerde kaşıntı, şeffaf sulanma, kızarıklık Gözaltlarında şişlik ve mavimsi-mor renk değişikliği Öksürük, nefes darlığı, hırıltı astım bulguları Uyku kalitesinde bozulma. Burun tıkanıklığı neden olur? Tedavisi ve doğal çözümler Çocuğunuzun yakınmaları bittiğinde ilaç tedavisini kesmeyin Mevsimsel alerjinin tedavisi 3 ayaklı oluyor. Alerji tedavisinde en temel yaklaşım duyarlı alerjenle temasın kesilmesidir. İkincisi doktorunuzun önerdiği ilaç tedavisidir. Üçüncü ayak ise aşı ile duyarsızlaştırma yöntemidir. Ne yazık ki uygulanan tedavi ile alerjik bünye tamamen ortadan kaldırılamıyor. Bu yüzden tedavide esas hedef hastalığın kontrol altına alınmasıdır. Çocuklar uygulanan tedaviyle süratle iyileşiyor ve yakınmaların sıklık ile şiddeti azalıyor. Ancak doktorunuzun çocuğunuza polen mevsimi boyunca kullanmasını önerdiği ilaçları kısa süreli değil, uygun süre ve dozda kullanmaya özen gösterin. Yakınmalar bittiğinde kesmeniz ancak kısa süreli çözüm sağlar. Polen mevsiminde alerjenlerden korumak için… Polenlerin en yoğun yayıldıkları 0500-1000 saatleri arasında çocuğunuzu mümkünse dışarı çıkarmayın. Özelikle yeşil alanlarda bulunmamasına dikkat edin. Evinizi de bu saatler dışında havalandırın. Dışarı çıktığında ağız ve burnunu örten polen maskesi kullanabilir, gözlerin yanını da örten güneş gözlüklerinden faydalanabilirsiniz. Burnun dış kısmına ve gözlerin etrafına sürülen ince bir tabaka vazelin polenlerin yapışmasını sağlayıp vücuda girişini bir miktar azaltabilir. Çamaşırlarını bu mevsimde dışarıda kurutmayın. Çocuğunuzun eve girince duş almasını ve giysilerini değiştirmesini sağlayın. Çıkardığı giysilerin yatak odasında kalmamasına dikkat edin. Duş alması o anda mümkün değilse de ağız ve burnunu yıkaması faydalı olacaktır. Sıcak- kuru ev havası yakınmaları arttıracağı için evinizi nemlendirin. Evinizde tüylü hayvan ve bitki beslemekten kaçının. Yorgan ve battaniyesinin yün yerine pamuklu ve sentetik olmasına dikkat edin ve yatak takımlarını her hafta 50-60 C ısıda yıkayın. Evinizi sık süpürün, silin, toz alın. Evin içinde kesinlikle sigara içmeyin. Burnunu serum fizyolojik tuzlu okyanus suyu ile sık sık temizlemek yakınmalarını hafifletebilir.

astım alerji ve kuru öksürükten kurtulmanın yolu kara turp mucizesi