Ht8u. Yusuf Sûresi12 100. Ayet Meal Ayet Arapça وَرَفَعَ اَبَوَيْهِ عَلَى الْعَرْشِ وَخَرُّوا لَهُ سُجَّدًاۚ وَقَالَ يَٓا اَبَتِ هٰذَا تَأْو۪يلُ رُءْيَايَ مِنْ قَبْلُۘ قَدْ جَعَلَهَا رَبّ۪ي حَقًّاۜ وَقَدْ اَحْسَنَ ب۪ٓي اِذْ اَخْرَجَن۪ي مِنَ السِّجْنِ وَجَٓاءَ بِكُمْ مِنَ الْبَدْوِ مِنْ بَعْدِ اَنْ نَزَغَ الشَّيْطَانُ بَيْن۪ي وَبَيْنَ اِخْوَت۪يۜ اِنَّ رَبّ۪ي لَط۪يفٌ لِمَا يَشَٓاءُۜ اِنَّهُ هُوَ الْعَل۪يمُ الْحَك۪يمُ Türkçe Okunuşu * Verafe’a ebeveyhi alâ-l’arşi veḣarrû lehu succedâens vekâle yâ ebeti hâżâ te/vîlu ru/yâye min kablu kad ce’alehâ rabbî hakkâans vekad ahsene bî iż aḣracenî mine-ssicni vecâe bikum mine-lbedvi min ba’di en nezeġa-şşeytânu beynî vebeyne iḣvetîc inne rabbî latîfun limâ yeşâuc innehu huve-l’alîmu-lhakîmu 1. Ömer Çelik Meali Annesiyle babasını tahtına oturttu. Hepsi birlikte onun önünde saygıyla eğildiler. Yûsuf dedi ki “Babacığım, daha önce gördüğüm rüyânın tâbiri işte budur. Rabbim o rüyâyı gerçekleştirdi. Ayrıca şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni hapisten kurtararak ve sizi çölden buraya getirerek Rabbim bana büyük ihsânlarda bulundu. Doğrusu Rabbim, her ne dilerse onu pek güzel bir şekilde ve insanların göremeyeceği bir incelik içinde yerine getirir. Şüphesiz O, evet O, her şeyi hakkiyle bilen, her işi ve hükmü hikmetli ve sağlam olandır.” 2. Diyanet Vakfı Meali Ana ve babasını tahtının üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi onun için ona kavuştukları için secdeye kapandılar. Yusuf dedi ki Ey babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim bana çok şey lütfetti. Çünkü beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.» 3. Diyanet İşleri Eski Meali Ana babasını tahtın üzerine oturttu, hepsi onun önünde Allah'a secde edip eğildiler. O zaman Yusuf "Babacığım! İşte bu, vaktiyle gördüğüm rüyanın çıkışıdır; Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni hapisten çıkaran, sizi çölden getiren Rabbim bana pek çok iyilikte bulundu. Doğrusu Rabbim dilediğine lütufkardır, O şüphesiz bilendir, Hakim'dir" dedi. 4. Diyanet İşleri Yeni Meali Ana babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona Yûsuf’a saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” 5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Anasıyla babasını yüksek bir taht üzerine oturttu ve hepsi birden Yusuf için secdeye kapandılar. Bunun üzerine Yusuf dedi ki "İşte bu durum, o rüyamın çıkmasıdır. Gerçekten Rabbim onu hak rüya kıldı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni zindandan çıkarmakla ve sizi çölden getirmekle Rabbim bana hakikaten ihsan buyurdu. Doğrusu Rabbim dilediğine lutfunu ihsan eder. Şüphesiz O, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir." 6. Elmalılı Meali Orjinal Meali Ve ebeveynini taht üzerine çıkardı, hepsi onun için secdeye kapandılar, ve ey babacığım, dedi işte bundan evvelki ru'yamın te'vili bu, hakikatten rabbım, onu hak kıldı, hakikaten bana ihsan buyurdu çünkü beni zındandan çıkardı ve size badiyeden getirdi, Şeytan benimle biraderlerimin arasını dürtüşdürdükten sonra, hakikat rabbım meşiyyetinde lâtif, hakikat bu, o, öyle alîm, öyle hakîm 7. Hasan Basri Çantay Meali Babasını ve anasını tahtının üstüne çıkarıb oturtdu. Hepsi onun için ona kavuşdukları için secdeye kapandılar. Yuusuf dedi ki Ey babam, işte bu, evvelce gördüğüm rü'yânın tehakkukudur. Gerçek, Rabbim onu doğru çıkardı. Bana iyilik etdi. Çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimizin arasını bozduktan sonra da O, sizi çölden getirdi. Şübhesiz ki Rabbim, dileyeceği şeyleri çok güzel, çok ince tedbîr edendir. Hakkıyle bilen, tam hikmet saahibi olan Odur». 8. Hayrat Neşriyat Meali Böylece sarayına geldiklerinde ana-babasını kendi tahtının üstüne çıkardı ve derken hepsi onun Yûsuf için secde ediciler olarak, secdeye kapandılar. Yûsuf dedi ki “Ey Babacığım! İşte bu, evvelki rüyâmın ta'bîridir. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Hem şübhesiz bana ihsanda bulundu; çünki beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Muhakkak ki Rabbim, ne dilerse çok hoş tedbîr edendir. Şübhesiz ki, Alîm hakkıyla bilen, Hakîm her işi hikmetli olanancak O'dur.” 9. Ali Fikri Yavuz Meali Ebeveynini taht üzerine çıkardı, onlar da ebeveyn ve on bir kardeş kendisine hürmet için eğildiler veya kendisine kavuştuklarından şükür secdesine kapandılar. Yûsuf dedi ki “-Ey babacığım! işte bu, önceden gördüğüm rüyanın tâbiridir. Doğrusu Rabbim onu tahakkuk ettirdi, hakikaten bana ihsan buyurdu. Çünkü beni zindandan çıkardı, şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi, çölden bana getirdi. Muhakkak ki Rabbim, dilediğine lütfedicidir; çünkü O Alîm'dir, Hakîm'dir. 10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Ve babası ile anasını yüksek bir taht üzerine kaldırdı ve onun için hepsi secdeye kapandılar ve dedi ki Ey pederim! İşte bu, evvelce görmüş olduğum rüyamın te'vilidir. Onu Rabbim vakıa mutabık kıldı ve muhakkak ki, bana ihsanda bulundu. Çünkü beni zindandan çıkardı ve sizi çölden getirdi, benim ile kardeşlerimin arasını şeytan bozduktan sonra. Şüphe yok ki, Rabbim dilediği şey için pek latîf tedbir sahibidir. Muhakkak ki alîm, hakîm olan O'dur O. 11. Ümit Şimşek Meali Anne ve babasını tahtına çıkardı. Hepsi birden onun önünde secdeye kapandılar. Yusuf, “İşte, baba,” dedi, “daha önce gördüğüm rüyanın tabiri budur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Beni zindandan çıkarmakla ve şeytan kardeşlerimle aramı açtıktan sonra sizi çölden getirip bana kavuşturmakla da Rabbim bana lütufta bulundu. Şüphesiz ki Rabbim dilediğini pek ince tedbirleriyle gerçekleştirir. O herşeyi bilen, herşeyi hikmetle yapandır. 12. Yusuf Ali English Meali And he raised his parents high on the throne of dignity, and they fell down in prostration, all before him.1779-A He said "O my father! this is the fulfilment of my vision of old! Allah hath made it come true! He was indeed good to me when He took me out of prison and brought you all here out of the desert, even after Satan had sown enmity between me and my brothers. Verily my Lord understandeth best the mysteries of all that He planneth to do, for verily He is full of knowledge and wisdom. Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Yusuf Sûresi 100. ayetinin tefsiri için tıklayınız * Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.
Okunuş hallerine göre Kılıç, Kapı ve Zirve duası olarak yerini alır. Açılmaz kapılar açılır olmazlar olurmuş. Birinci Okunuş إِنَّ رَبِّي لَطِيفٌ لِّمَا يَشَاء إِنَّهُ هُوَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ "İnne Rabbî latîfun limâ yeşâ'u innehû huvel alîmul hakîm" Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” 5 vakit namazın ardından 129 kez okunur Gün içinde sayı tutmadan ve dilimiz döndüğünce, okuyabildiğimiz kadar إِنَّ رَبِّي لَطِيفٌ لِّمَا يَشَاء "İnne Rabbî latîfun limâ yeşâ'u" Bu şekilde okumaya devam edenler, bakın kısa bir zaman diliminden bahsetmiyorum, bu şekilde okumaya devam edenler önlerinde kapıların açıldığını, olmazların olduğunu göreceklerdir Bu nedenle bu okunuşa Kapı Duası denilir. İkinci Okunuş Cuma günü sabah Dua ve yatsı namazından sonra da günlük okunabilir. حزب يوم الجمعة من دلائل الخيرات وشوارق الانوار Hizbul yevmel Cuma min Delailul Hayrat ve Şevarigul Envar Cuma günü hizbi Hayırların Delili ve Nurların Işığı بسمِ اللهِ الرحمنِ الرحيمِ Bismillahirrahmanirrahim وأسألُكَ اللهمَّ بالاسماءِ العظامِ التي سميتَ بِها نَفْسَكَ ما عَلِمْتُ مِنْها وما لم أعلم . وأسألُكَ اللهمَّ بالأسمـاءِ التي دعاكَ بها سيدُنا آدمُ عليهِ السَّلامُ ve es'elüke Allâhümme bil esmâil izâmilletî semmeyte bihâ nefseke mâ alimtû minhâ ve mâlem a'lem. ve es'elüke Allahumme bil esmâilletî deâke bihâ seyyiduna Adem aleyhisselam رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ 1- Rabbena zalemna enfusena Ve in lem tağfirlena ve terhemna lenekunenne minel hasirin. وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا نُوحٌ Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Nuh aleyhisselam وَقَالَ ارْكَبُوا فِيهَا بِسْمِ اللَّهِ مَجْرَاهَا وَمُرْسَاهَا ۚ إِنَّ رَبِّي لَغَفُورٌ رَحِيمٌ 2-Ve galerkebu fıha bismillahi mecraha ve mürsaha inne rabbı le ğafurur rahıym وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِي دَعَاكَ بِهَا هُودٌ عَلَيْهِ السَّلَامُ Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Hud aleyhisselam إِنِّي تَوَكَّلْتُ عَلَى اللّهِ رَبِّي وَرَبِّكُم مَّا مِن دَآبَّةٍ إِلاَّ هُوَ آخِذٌ بِنَاصِيَتِهَا إِنَّ رَبِّي عَلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ 3-İnnî tevekkeltu alâllâhi rabbî ve rabbikum, mâ min dâbbetin illâ huve âhızun bi nâsıyetihâ, inne rabbî alâ sırâtın mustegîm وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِي دَعَاكَ بِهَا إِبْرَاهِيمُ عَلَيْهِ السَّلَامُ Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna İbrahim aleyhisselam رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ 4-Rabbenâ tegabbel minnâ inneke entessemiul alîm وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِي دَعَاكَ بِهَا صَالِحٌ عَلَيْهِ السَّلَامُ، Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Salih aleyhisselam. قَرِيبٌ مُّجِيبٌ قَوِيٌّ عَزِيزٌ 5-Garîbun Mucîbun Gaviyyun Azîz. وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِي دَعَاكَ بِهَا يُونُسُ عَلَيْهِ السَّلَامُ Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Yunus aleyhisselam. لَّا إِلَهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ 6-Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minezzâlimîn. وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِي دَعَاكَ بِهَا أَيُّوبُ عَلَيْهِ السَّلَامُ Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Eyyûb aleyhisselam رَبِّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي فَاغْفِرْ لِي فَغَفَرَ لَهُ إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ 7-Rabbi innî zalemtü nefsî fağfirlî fağafera lehû innehû huvel ğafururrahîm.. وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا يَعْقُوبُ عَلَيْهِ السَّلَامُ Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Yagub aleyhisselam وَاللّهُ الْمُسْتَعَانُ عَلَى مَا تَصِفُونَ 8-Vallâhül müsteânü alâ mâ tasifûn. وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا يُوسُفُ عَلَيْهِ السَّلَامُ، Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Yusuf aleyhisselam إِنَّ رَبِّي لَطِيفٌ لِّمَا يَشَاء إِنَّهُ هُوَ الْعَلِيمُ الْحَكِيمُ 9-İnne Rabbî latîfun limâ yeşâ'u innehû huvel alîmul hakîm. وَ بِالْاَسْمَاءِ الَّتِىْ دَعَاكَ بِهَا. سَيِّدُنَا مُوْسى عَلَيْهِ السَّلاَمُ Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Musa aleyhisselam. رَبِّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي فَاغْفِرْ لِي فَغَفَرَ لَهُ إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ 10-rabbi innî zalemtu nefsî fâgfirlî fe ğafera lehu,innehû huvel ğafûrur rahîm. وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا هارُونُ عَلَيْهِ السَّلَامُ، Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Harun aleyhisselam. رَبِّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي فَاغْفِرْ لِي فَغَفَرَ لَهُ إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ 11-Rabbi innî zalemtü nefsî fağfirlî fe ğafera lehû, innehû huvel ğafurur rahîm وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا شُعَيْبٌ عَلَيْهِ السَّلَامُ Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Şuayb aleyhisselam. وَسِعَ رَبِّي كُلَّ شَيْءٍ عِلْمًا 12-Vesia Rabbi kulle şey'in ilmâ, اللّهِ تَوَكَّلْنَا رَبَّنَا افْتَحْ بَيْنَنَا وَبَيْنَ قَوْمِنَا بِالْحَقِّ وَأَنتَ خَيْرُ الْفَاتِحِينَ Alallahi tevekkelnâ Rabbeneftah beynenâ ve beyne gavminâ bil haggi ve ente hayrul fâtihîn. وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا إسْمَاعِيلُ عَلَيْهِ السَّلَامُ، Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna İsmail aleyhisselam. رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ 13-Rabbena tegabbelminna inneke entessemiul alim وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا دَاوُدُ عَلَيْهِ السَّلَامُ، Ve bil esmailleti deake biha seyyidina Davûd aleyhisselam. اَللّٰهُمَّ إنّ۪ي أَسْأَلُكَ حُبَّكَ وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ وَالْعَمَلَ الَّذ۪ي يُبلِّغُن۪ي حُبَّكَ اَللّٰهُمَّ اجْعَلْ حُبَّكَ أَحَبَّ إِلَيَّ مِنْ نَفْس۪ي وَأَهْل۪ي وَمِنَ الْمَاءِ الْبَارِدِ 14-Allâhümme innî es’elüke hubbeke ve hubbe men yühibbüke vel-amelellezî yübelliğuni hubbeke ehabbe ileyye min nefsî ve ehlî ve mâlî ve minel-mâi’l-bêrid وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا سُلَيْمَانُ عَلَيْهِ السَّلَامُ Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Süleyman aleyhisselam رَبِّ اغْفِرْ لِي وَهَبْ لِي مُلْكًا لَّا يَنبَغِي لِأَحَدٍ مِّنْ بَعْدِي إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ 15-rabbigfir lî veheb lî mulken lâ yenbagî li ehadin min ba’dî, inneke entel vehhâb وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا زَكَرِيَّا عَلَيْهِ السَّلَامُ ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Zekerriyya aleyhisselam. رَبِّ هَبْ لِي مِن لَّدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةً إِنَّكَ سَمِيعُ الدُّعَاء 16-Rabbi hebli min ledünke zürriyyeten tayyibeten inneke semiuddua. وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا يَحْيَى عَلَيْهِ السَّلَامُ Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Yahya aleyhisselam. اَللّٰهُمَّ إنّ۪ي أَسْأَلُكَ حُبَّكَ وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ وَالْعَمَلَ الَّذ۪ي يُبلِّغُن۪ي حُبَّكَ اَللّٰهُمَّ اجْعَلْ حُبَّكَ أَحَبَّ إِلَيَّ مِنْ نَفْس۪ي وَأَهْل۪ي وَمِنَ الْمَاءِ الْبَارِدِ 17-Allâhümme innî es’elüke hubbeke ve hubbe men yühibbüke vel-amelellezî yübelliğuni hubbeke ehabbe ileyye min nefsî ve ehlî ve mâlî ve minel-mâi’l-bêrid وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا أَرْمِيا عَلَيْهِ السَّلَامُ، Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Ermiya aleyhisselam لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ المعبود المحمود 18-Lâilâhe illallâhül mabûdul mahmûd. وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا شَعْياءُ عَلَيْهِ السَّلَامُ، Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Şâ’ya' aleyhisselam. ربي و أَحْسَنَ الْخَالِقِينَ 19-Rabbi ve ahsenul haligin. وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا إِلْيَاسُ عَلَيْهِ السَّلَامُ Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna İlyas aleyhisselam. اَللّٰهُمَّ إنّ۪ي أَسْأَلُكَ حُبَّكَ وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ وَالْعَمَلَ الَّذ۪ي يُبلِّغُن۪ي حُبَّكَ اَللّٰهُمَّ اجْعَلْ حُبَّكَ أَحَبَّ إِلَيَّ مِنْ نَفْس۪ي وَأَهْل۪ي وَمِنَ الْمَاءِ الْبَارِدِ 20-Allâhümme innî es’elüke hubbeke ve hubbe men yühibbüke vel-amelellezî yübelliğuni hubbeke ehabbe ileyye min nefsî ve ehlî ve mâlî ve minel-mâi’l-bêrid وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا الْيَسَعُ عَلَيْهِ السَّلَامُ Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna biha Elyes aleyhisselam. اَللّٰهُمَّ إنّ۪ي أَسْأَلُكَ حُبَّكَ وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ وَالْعَمَلَ الَّذ۪ي يُبلِّغُن۪ي حُبَّكَ اَللّٰهُمَّ اجْعَلْ حُبَّكَ أَحَبَّ إِلَيَّ مِنْ نَفْس۪ي وَأَهْل۪ي وَمِنَ الْمَاءِ الْبَارِدِ 21-Allâhümme innî es’elüke hubbeke ve hubbe men yühibbüke vel-amelellezî yübelliğuni hubbeke ehabbe ileyye min nefsî ve ehlî ve mâlî ve minel-mâi’l-bêrid وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا ذُوالْكِفْلِ عَلَيْهِ السَّلَامُ، Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Zulkifli aleyhisselam. اَللّٰهُمَّ إنّ۪ي أَسْأَلُكَ حُبَّكَ وَحُبَّ مَنْ يُحِبُّكَ وَالْعَمَلَ الَّذ۪ي يُبلِّغُن۪ي حُبَّكَ اَللّٰهُمَّ اجْعَلْ حُبَّكَ أَحَبَّ إِلَيَّ مِنْ نَفْس۪ي وَأَهْل۪ي وَمِنَ الْمَاءِ الْبَارِدِ 22-Allâhümme innî es’elüke hubbeke ve hubbe men yühibbüke vel-amelellezî yübelliğuni hubbeke ehabbe ileyye min nefsî ve ehlî ve mâlî ve minel-mâi’l-bêrid وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا يُوشَعُ عَلَيْهِ السَّلَامُ، Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Yuşa aleyhisselam. 23-Bismillâhirrahmânirrahîm. بسم الله الرحمن الرحيم وَبِالْأَسْمَاءِ الَّتِى دَعَاكَ بِهَا عِيسَى عَلَيْهِ السَّلَامُ Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna İsa aleyhisselam. 24-يا حَىُّ يا قَيّوُمُ يا شافي Yâ Hayyu Yâ Gayyûm Yâ Şâfi. وبالأسماءِ التي دعاكَ بِها سيدنا محمدٌ صلى الله عليه وسلم Ve bil esmailleti deake biha Seyyidüna Muhammedün sallallahü aleyhi ve sellem 25-أَكْثَرُ مِنْ أَنْ يُحْصَى ekseru min en yuhsa sayısız daha fazlası وعلى جميعِ النَّبِيِّينَ والمُرْسَلِينَ ، أن تُصَلِّيَ على سيدنا محمدٍ نَبِيِّكَ ، عددَ ما خلقتَهُ مِنْ قبلِ أن تكونَ السَّماءُ مَبْنِيَّةً ، والأرضُ مَطحِيَّةً والجِبالُ مُرْسيةً ، والبِحارُ مُجْراةً والعُيونُ مُنْفَجِرَةً ، والأنهارُ مُنْهَمِرَةً والشمسُ مُضْحِيَّةً والقَمَرُ مُضِيئاً والكَـواكِبُ مُسْتَنِيرَةً ، كُنْتَ حَيْثُ كُنْتَ ، لا يعلَمُ أحدٌ حَيْثُ كُنْتَ إلا أنتَ وَحْدَكَ لا شَرِيكَ لَكَ Ve alâ cemî-in Nebiyyîne vel murselîn en tusalliye ala Seyyidina Muhammedin Nebiyyike adede ma halagtehu min gabli ente kunes semau mebniyyeten vel ardu medhıyyeten vel cibalu mursiyyeten vel biharu mucraten vel uyunu munfecireten vel enharu munhamiraten veşşemsu mudhiyyeten vel gameru mudian vel kevakibu musteniraten kunte haysu kunte la yalemu ehadun haysu kunte illa ente vahdeke la şerike lek. Üçüncü Okunuş Yusuf suresi ile Fatiha suresinin sırlı okunuşu bu şifredir. Fatiha 129 ve Latif isminin sayısı 129, şegangayil onun görevli meleğidir. 129 1+2+9=12 yusuf suresi Allah'ın izni ile inşaallah niyetin olur. İk gün Allah rızası için iki rekat namaz kılın niyet edin ve güzel koku sürün kabe kokusu gibi kolonya ve dışarda satılan alkollü parfümleri kullanmayın bu çok başlamadan önce اللهم صلي على سيدنا محمد وأجعل نوره محيط بذاتي وحارسا لي من جميع جهاتي 100 مرة "Allahumme salli ala seyyidina muhammedin ve ec'al nuru muhiytu bizati ve harise li min cemiı cihati" 100 defa bu salavatı okuyun. يوم الخميس Perşembe günü بسم الله الرحمن الرحيم عدد 129 ان ربي لطيف لما يشاء انه هو العليم الحكيم عدد 129 يالطيف عدد 129 يا شقنقيل عدد 129 129 aded Bismillahirrahmanirrahim 129 aded inne rabbi latuyfun lima yeşau innehu huvel alimul hakim yusuf 100 129 aded Yâ Latıyfu 129 aded Yâ şegangayil يوم الجمعة cuma günü الحمد لله رب العالمين عدد 129 لا تدركه الابصار وهو يدرك الابصار وهو اللطيف الخبير عدد 129 يالطيف عدد 129 يا شقنقيل عدد 129 129 aded El hamdu lillâhi rabbil âlemîn 129 aded Lâ tudrikuhul ebsâru ve huve yudrikul ebsâr ve huvel lâtîful habîr.En'am 103 129 aded Yâ Latıyfu 129 aded Yâ şegangayil يوم السبت cumartesi günü الرحمـن الرحيم عدد 129 الم تر ان الله انزل من السماء ماء فتصبح الارض مخضرة ان الله لطيف خبير عدد 129 يالطيف عدد 129 يا شقنقيل عدد 129 129 aded Er rahmânir rahîm 129 aded Elem tera ennallâhe enzele mines semâi mâen fe tusbihul ardu muhdarraten, innallâhe latîfun habîr. Hacc 63 129 aded Yâ Latıyfu 129 aded Yâ şegangayil يوم الأحد pazar günü مالك يوم الدين عدد 129 يا بني انها ان تك مثقال حبة من خردل فتكن في صخرة او في السماوات او في الارض يات بها الله ان الله لطيف خبير عدد 129 يالطيف عدد 129 يا شقنقيل عدد 129 129 aded Mâliki yevmid dîn 129 aded Yâ buneyye innehâ in teku miskâle habbetin min hardalin fe tekun fî sahretin ev fîs semâvâti ev fîl ardı ye’ti bihâllâhbihâllâhu, innellâhe latîfun habîr.Lokman 16 129 aded Yâ Latıyfu 129 aded Yâ şegangayil يوم الإثنين Pazartesi günü إياك نعبد وإياك نستعين عدد 129 واذكرن ما يتلى في بيوتكن من ايات الله والحكمة ان الله كان لطيفا خبيرا عدد 129 يالطيف عدد 129 يا شقنقيل عدد 129 129 aded İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn 129 aded Vezkurne mâ yutlâ fî buyûtikunne min âyâtillâhi vel hikmeti,innallâhe kâne latîfen habîrâ Ahzab 34 129 aded Yâ Latıyfu 129 aded Yâ şegangayil يوم الثلاثاء salı günü اهدنــــا الصراط المستقيم عدد 129 الله لطيف بعباده يرزق من يشاء وهو القوي العزيز عدد 129 يالطيف عدد 129 يا شقنقيل عدد 129 129 aded İhdinâs sırâtel mustagîm 129 aded Allâhu latîfun bi ibâdihî yerzugu men yeşâu, ve huvel gavîyyul azîz. Şûra 19 129 aded Yâ Latıyfu 129 aded Yâ şegangayil يوم الأربعاء çarşamba günü صراط الذين أنعمت عليهم غير المغضوب عليهم ولا الضالين عدد 129 الا يعلم من خلق وهو اللطيف الخبير عدد 129 يالطيف عدد 129 يا شقنقيل عدد 129 129 aded Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril mağdûbi aleyhim ve lâd dâllîn 129 aded Elâ ya’lemu men halag,ve huvel latîful habîr. Mülk 14 129 aded Yâ Latıyfu 129 aded Yâ şegangayil En son bu salavatla kapatın اللَّهُمَّ صَلِّ عَلى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ الفاتِحِ لِمَا أُغْلِقَ و الخاتِمِ لِمَا سَبَقَ نَاصِرِ الحَقِّ بَالحَقَّ و الهَادِي إلى صِرَاطِكَ المُسْتَقِيمِ و عَلَى آلِهِ حَقَّ قَدْرِهِ و مِقْدَارِهِ العَظِيمِ Allahümme salli ala muhammedinil fatihi lima uğliga ve hatimi lima sebega nâsırıl haggı vel hâdi sıratıkel mustegıym ve ala alihi haggı gadrihii ve migdarihil azim. ملاحظة -Not - Pazar günü okumada Hafız Ali Hasbinin rivayetine göre مَلِكِ يَوْمِ الدِّينِ maliki yevmed din okumasında مَالِكُ – مَلِكُ – مَلِيكُ mâliku-meliku-meliyku hepsi doğrudur. Tweet Paylaş
Yunus Sûresi Hakkında Yûnus sûresi Mekke’de inmiştir. 109 âyettir. İsmini, 98. âyette zikri geçen Yûnus almıştır. Mushaf tertibine göre 10, nüzûl sırasına göre 51. sûredir. Nuzül Mushaftaki sıralamada onuncu, iniş sırasına göre elli birinci sûredir. İsrâ sûresinden sonra, Hûd’dan önce Mekke’de, büyük bir ihtimalle hicretten iki yıl önce nâzil olmuştur. 40. âyetle 94-96. âyetlerin Medine’de nüzûlüne dair rivayetler de vardır. Konusu Sûre ağırlıklı olarak itikâdî mevzuları ele alır. Kâinattaki kudret ve azamet tecellilerine ibret nazarıyla bakarak tek olan Allah’ı tanımanın, O’na inanıp kulluk etmenin, şirki ve putperestliği terk etmenin ehemmiyetini; bu sebeple ilâhî tâlimatları insanlığa ulaştırmakla vazifeli olan Peygamberlerin davetine kulak vermenin lüzûmunu beyân eder. Peygamber’in davetine icâbet edenlerle etmeyenlerin âhirette karşılaşacakları iyi veya kötü âkıbeti haber verir. Hâsılı sûre tevhid, nübüvvet ve âhiret ekseninde döner durur. Hz. Nûh, Hz. Mûsâ-Hz. Hârûn ve Hz. Yûnus kıssalarına kısaca temasla da vereceği mesajları misâllendirerek pekiştirir. Yunus Süresi 100. Ayet Tefsiri وَلَوْ شَٓاءَ رَبُّكَ لَاٰمَنَ مَنْ فِي الْاَرْضِ كُلُّهُمْ جَم۪يعًاۜ اَفَاَنْتَ تُكْرِهُ النَّاسَ حَتّٰى يَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَ ﴿٩٩﴾ وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تُؤْمِنَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَجْعَلُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يَعْقِلُونَ ﴿١٠٠﴾ 99 Eğer Rabbin dileseydi yeryüzünde bulunan herkes elbette topluca iman ederdi. Hal böyleyken sen şimdi iman edinceye kadar insanları zorlayıp duracak mısın? 100 Oysa Allah’ın izni olmadan hiçbir kişinin iman etmesi mümkün değildir. Allah, akıllarını kullanmayanların kalpleri üzerine mânevî pislikler yağdırır. TEFSİR Her ne kadar Cenâb-ı Hak, imana davet için peygamberler göndermiş, kitaplar indirmiş, varlığının delilleriyle kâinatı doldurmuş ve insana da bunlardan istifade etmek üzere akıl vermiş ise de, yine de, iman ve küfür meselesi bir kader sırrı olarak devam etmektedir. Çünkü bu âyetlerde Allah Teâlâ’nın bütün insanların iman etmesini dilemediği, Allah izin vermedikçe de hiç kimsenin iman etmesinin mümkün olmadığı açıkça haber verilmektedir. Aslında buradan Allah Teâlâ’nın insanları inanmak ve inanmamak arasında serbest bıraktığı, eğer isteseydi ve zorlasaydı inanmayan kimsenin kalmayacağı anlaşılmaktadır. Nitekim bir âyet-i kerîmede “De ki Gerçek, Rabbinizden gelmiştir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.…»” Kehf 18/29 buyrulur. Buna göre insanların inanmaya zorlanmaması, tebliğin belli ölçüler içinde yapılması ve aşırı gidilmemesi istenmektedir. Bununla beraber “Allah, akıllarını kullanmayanların kalpleri üzerine manevî pislikler yağdırır” Yûnus 10/100 ifadesi, akılla iman arasındaki derin irtibata dikkat çekmekte, akıl nimetini yeterli derecede kullananların iman şerefine erebilme imkânlarının mevcut olduğunu belirtmektedir. Akletme melekesini gerektiği gibi kullanmayan veya yanlış yollarda kullananlar ise, iman adına Allah’ın izninden ve dolayısıyla imandan mahrum kalma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Nitekim devam eden âyetler bu hususu biraz daha açmaktadır Kaynak Ömer Çelik Tefsiri
Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır. Verafe’a ebeveyhi alâ-l’arşi veḣarrû lehu succedâens vekâle yâ ebeti hâżâ te/vîlu ru/yâye min kablu kad ce’alehâ rabbî hakkâans vekad ahsene bî iż aḣracenî mine-ssicni vecâe bikum mine-lbedvi min ba’di en nezeġa-şşeytânu beynî vebeyne iḣvetîc inne rabbî latîfun limâ yeşâuc innehu huve-l’alîmu-lhakîmuAnasıyla babasını tahta çıkartıp oturttu ve hepsi de ona karşı secdeye kapandılar. Babacığım dedi, evvelce gördüğüm rüya, bu işte, Rabbim onu gerçekleştirdi ve beni zindandan çıkararak lutfetti bana; Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da sizi çölden getirdi. Şüphe yok ki Rabbim, dilediği şeyi tedbir edip lütfüyle meydana getirir; şüphe yok ki o her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir. Hz. Yusuf Babasını ve annesini taht gibi görkemli koltuklara çıkarıp oturttu; bunun üzerine hepsi ona Hz. Yusuf’a hürmet için secdeye kapandılar. Dedi ki "Ey babacığım! İşte, bu durum daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu aynen gerçek kıldı. Bana nice ihsan ve ikramlar yaptı, o vakit iftira yüzünden atıldığım zindandan beni çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, Allah çölden alıp, zor vadileri aşırtıp işte sizi buraya getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini en ince detaylarıyla düzenleyip tedbir eden Latif’tir. Gerçekten O her şeyi hakkıyla Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibidir."Ve ana babasını tutup tahtın üzerine çıkarıp oturttu ve onların hepsi onun önünde hürmet ve saygı için Allah'a şükür secdesinde bulundular. Bunun üzerine Yûsuf “Ey babacığım! Yıllar önce gördüğüm rüyanın gerçek anlamı buydu demek, Rabbim bunu gerçekleştirdi, bana iyilik etti” dedi. “Beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da, O sizi çölden buraya getirdi. Gerçek şu ki, benim Rabbim ne isterse onu lutfeder. Çünkü O, herşeyi bilendir ve yapıp ettiği herşeyi yerli yerince yapandır.”Anasını, babasını yüksek bir taht üzerine oturttu. Hepsi birden, sübhânallah diyerek Yûsuf'u bulduklarından dolayı secdeye kapandılar. Yûsuf “Babacığım, bu daha önceki rüyamın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Bana ihsanda bulundu. Beni zindandan çıkardı. Şeytan, şeytanî güçler benimle kardeşlerimin arasına fitne sokarak bozduktan sonra sizi, sıkıntılı zor bir hayattan, çöllerden geçirerek Bedâ'dan getirtti. Rabbimin kulları için, sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olan şeyleri yapmasına akıl sır ermez. İlim, hikmet sahibi ve hükümran olan yalnızca O' Kur’an-ı Kerim, 12/ ve babasını tahtın üzerine çıkardı ve hep birlikte onun için secdeye kapandılar. [5] Dedi ki "Ey babacığım! İşte bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Gerçekten Rabbim onu doğru çıkardı. Allah, beni zindandan çıkarmakla ve şeytanın benimle kardeşlerimin arasına fitne sokmasından sonra sizi çölden getirmekle bana iyilik etti. Şüphesiz Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenleyendir. Muhakkak O alimdir, selâm için önünde ve annesini tahta çıkarıp oturttu; onun için secdeye kapandılar. Dedi ki 'Ey Babam, bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Bana iyilik etti, çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra, O, çölden sizi getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir edendi. Gerçekten bilen, hüküm ve hikmet sahibi O'dur.'Ebeveynini taht üzerine çıkardı, onlar da ebeveyn ve on bir kardeş kendisine hürmet için eğildiler veya kendisine kavuştuklarından şükür secdesine kapandılar. Yûsuf dedi ki “-Ey babacığım! işte bu, önceden gördüğüm rüyanın tâbiridir. Doğrusu Rabbim onu tahakkuk ettirdi, hakikaten bana ihsan buyurdu. Çünkü beni zindandan çıkardı, şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi, çölden bana getirdi. Muhakkak ki Rabbim, dilediğine lütfedicidir; çünkü O Alîm'dir, Hakîm' beraber Mısır’a girdiler. Yusuf, anne babasını makama oturttu. Hep beraber ona secde ettiler. Yusuf “Ey babacığım! İşte daha önce gördüğüm rüyanın tevili budur. Rabbim, o rüyayı gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim, bana çok güzel şeyler ikram etti Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, Rabbim beni hapisten çıkarttı, sizi de çölden bu şehre getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, istediği şeyi çok inceden düzenler. Çünkü O, sonsuz ilim ve hikmet sahibidir.”Ana babasını tahtın üstüne çıkardı. Hepsi, Yûsuf'un önünde secde eder gibi eğildiler. Yûsuf dedi ki “Babacığım, işte bu, benim önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. O, bana çok güzel lütuflarda bulundu. Çünkü şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, O, beni zindandan çıkardı. Sizi de çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Şüphesiz O, her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.”[225][225] Arş/kürsü hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, üzere oturttu anasını, babasını, kapandılar ona secde etmeye, Yusuf dedi Baba! İşte önce gördüğüm düşümün yorumu bu, Tanrım onu gerçekledi, beni çıkarmakla zindandan, bana iyilik eyledi, şeytan kardeşlerimle aramızı açtıktan sonra, Allah sizi çölden getirtti, evet Tanrım kayırır istediği kimseyi, o bilici, o bilge»Babasını ve annesini makamına çıkarıp oturttu. Hepsi onun için kendilerini ona kavuşturan Allah'a şükür için secdeye kapandılar. Yusuf dedi ki “Ey babam, işte bu, evvelce gördüğüm rüyanın gerçekleşmesidir. Doğrusu, Rabbim onu doğru çıkardı. Bana iyilik etti. Çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra da O, sizi çölden getirdi. Gerçek şu ki, benim Rabbim, olmasını istediği şeyi aklın ermediği yollarla gerçekleştirir. Çünkü O her şeyi hakkıyla bilen, mutlak hüküm Yusuf rüyasında; “on bir yıldızın, güneşin ve ayın kendisi önünde hürmetle eğildiklerini görmüştü” Yusuf 12/4 bunu babası Hz. Yakup’a hatırlatar... Devamı..Peder ve vâlidesini yüksek bir taht’a oturtdı ânlar da hemân secdeye kapandılar Yûsuf didi ki "Ey pederim işte gördiğim ru’yânın ta’bîri budur, Allâh ânı husûle getürdi, şeytân beni ve birâderlerimi sizden ayırdıkdan sonra Allâh lütuf itdi beni mahbesden kurtardı ve sizi çöli geçerek benim yanıma getirdi, Allâh istediği vakit lütuf ider ’âlim ve hakîmdir."Ana babasını tahtın üzerine oturttu, hepsi onun önünde Allah'a secde edip eğildiler. O zaman Yusuf "Babacığım! İşte bu, vaktiyle gördüğüm rüyanın çıkışıdır; Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni hapisten çıkaran, sizi çölden getiren Rabbim bana pek çok iyilikte bulundu. Doğrusu Rabbim dilediğine lütufkardır, O şüphesiz bilendir, Hakim'dir" babasını tahtın üzerine çıkardı. Hepsi ona Yûsuf’a saygı ile eğildiler. Yûsuf dedi ki “Babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra; Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim, dilediği şeyde nice incelikler sergileyendir. Şüphesiz O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”Ana ve babasını tahtının üstüne çıkartıp oturttu ve hepsi onun için ona kavuştukları için secdeye kapandılar. Yusuf dedi ki Ey babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu Rabbim bana çok şey lütfetti. Çünkü beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfedicidir. Kuşkusuz O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.»Ana ve babasını tahtın üzerine kaldırdı. Hepsi onun için secdeye kapandılar. Dedi ki "Babacığım, bu, önceden görmüş bulunduğum rüyanın gerçekleşmesidir. Rabbim onu gerçekleştirdi. şeytan, benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra O beni hapishaneden çıkararak ve sizi çölden getirerek bana iyilikte bulundu. Gerçekten Rabbim dilediğine karşı çok şefkatlidir. O, Bilendir, Bilgedir."Anasıyla babasını yüksek bir taht üzerine oturttu ve hepsi birden Yusuf için secdeye kapandılar. Bunun üzerine Yusuf dedi ki "İşte bu durum, o rüyamın çıkmasıdır. Gerçekten Rabbim onu hak rüya kıldı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni zindandan çıkarmakla ve sizi çölden getirmekle Rabbim bana hakikaten ihsan buyurdu. Doğrusu Rabbim dilediğine lutfunu ihsan eder. Şüphesiz O, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir."Ve ebeveynini taht üzerine çıkardı, hepsi onun için secdeye kapandılar, ve ey babacığım, dedi işte bundan evvelki ru'yamın te'vili bu, hakikatten rabbım, onu hak kıldı, hakikaten bana ihsan buyurdu çünkü beni zındandan çıkardı ve size badiyeden getirdi, Şeytan benimle biraderlerimin arasını dürtüşdürdükten sonra, hakikat rabbım meşiyyetinde lâtif, hakikat bu, o, öyle alîm, öyle hakîmYûsuf, anne ve babasını makamına çıkardı. Hepsi onun makamına saygı ile Yûsuf “Ey babacığım! Bu durum, daha önceki rüyamın Rabb'im onu gerçek kıldı. Ve gerçekten bana ihsanda bulundu. Çünkü beni zindandan çıkardı, şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra sizi çölden getirdi. Benim Rabb'im dilediğine lütuf sahibidir. Gerçek şu ki O, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren' Secde ederek. 2- ve anasını tahtının üstüne çıkarıb oturtdu. Hepsi onun için ona kavuşdukları için secdeye kapandılar. Yuusuf dedi ki Ey babam, işte bu, evvelce gördüğüm rü'yânın tehakkukudur. Gerçek, Rabbim onu doğru çıkardı. Bana iyilik etdi. Çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimizin arasını bozduktan sonra da O, sizi çölden getirdi. Şübhesiz ki Rabbim, dileyeceği şeyleri çok güzel, çok ince tedbîr edendir. Hakkıyle bilen, tam hikmet saahibi olan Odur».Böylece sarayına geldiklerinde ana-babasını kendi tahtının üstüne çıkardı ve derken hepsi onun Yûsuf için secde ediciler olarak, secdeye kapandılar.1 Yûsuf dedi ki “Ey Babacığım! İşte bu, evvelki rüyâmın ta'bîridir. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Hem şübhesiz bana ihsanda bulundu; çünki beni zindandan çıkardı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirdi. Muhakkak ki Rabbim, ne dilerse çok hoş tedbîr edendir. Şübhesiz ki, Alîm hakkıyla bilen, Hakîm her işi hikmetli olanancak O'dur.”1Yûsuf as’ın ebeveyninin ve kardeşlerinin kendisine secde etmeleri, meleklerin Âdem as’a olan secdeleri gibi olup, ona selâm ve hürmet içindir. ... Devamı..Yusuf ana babasını kaldırıp tahtına oturtunca, hemen Allah için secdeye kapandılar. Yusuf “Babacığım daha önceden gördüğüm rüyamın sonucu işte bu. Rabbim bu rüyayı gerçekleştirdi. Beni zindandan çıkardığında, çöllerden sizleri bana getirdiğinde ve benimle kardeşlerimin arasını şeytan bozduğunda, Rabbim bana iyilikler ve güzellikler lütfetti. Benim Rabbim, olmasını istediği bir şeyi, en ince bir şekilde planlayarak gerçekleştirir. Elbette ki O her şeyi bilen ve her şeyin hükmünü verendir” babasını tahtın üzerine de oturttu. Onlar da kendisi için secdeye kapandılar. Yusuf dedi ki "Ey babacığım! İşte bu, vaktiyle gördüğüm düşün gerçekleşmesidir. İşte çalabım benim o düşümü çıkardı. İşte Allah bana iyilik etti. Çünkü beni zındandan çıkarıdı. Şeyten benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra da O sizi çölden buraya getirtti. Benim çalabım dilediğine karşı yumuşak davranıcıdır. Çünkü O bilicidir, doğruyu bildiricidir."Evebeynini taht üzerine oturttu, hepsi ona secdeye kapandılar [³]. Yusuf dedi ki — Babacığım! İşte evvelce gördüğüm rüyanın tâbiri budur, Rabbim o rüyayı doğru çıkardı, bana lütuf ve ihsan etti; çünkü beni zindandan çıkardı, şeytan benim ile kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirtti, bana kavuşturdu. Rabbin dilediği kimse hakkında lûtufkârdır, hakkıyle alim O/dur, hakim de O/dur».[3] Yusuf'u kıble yaparak Allah'a secde-i şükür ettiler. O vakitler tâzim öyle babasını taht’a [arş] çıkarttı ve hepsi onun huzurunda/secdeye vardılar/saygı ile eğildiler²⁰. Yûsuf dedi ki “Ey babacığım! İşte bu daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçek yaptı ve şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, Rabbim beni zindandan çıkararak ve sizi de çölden [bedv] getirerek bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz Rabbim dilediğine çok lütfedendir [Latîf]. Muhakkak ki O, Alîm’dir, Hakîm’dir.”20 Yûsuf’a secde edilmesi, tıpkı Âdem’de olduğu gibidir. Gerçek secde Allah’a yapılmıştır. Yûsuf ise kıble hükmündedir. Bu durumda ayette geçen “onun ... Devamı..Ana babasını tahtın üzerine çıkartıp oturttu, hepsi onun için Allah'a şükür ifadesi olarak secdeye kapandılar. Yusuf, “Babacığım! İşte bu, önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Bana iyilik etti; çünkü beni zindandan çıkardı ve de şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, Allah sizi çölden şehire getirdi. Şüphesiz benim Rabbim, dilediğine pek ince tedbir sahibidir. Gerçekten bilen ve hikmet sahibi olan O'dur” birlikte şehre girdiler. Yûsuf, ana - babasını ellerinden tutarak kendi tahtına oturttu. Daha sonra, herkes onun huzurunda sevgi ve saygıyla eğildiler. İşte o anda Yûsuf, “Ey babacığım!” dedi, “Bir zamanlar yıldızların bana secde etmesiyle ilgili gördüğüm rüyanın yorumu buymuş demek! İşte Rabb’im onu aynen gerçekleştirdi. Doğrusu Rabb’im, bana büyük lütufta bulunmuştur. Çünkü beni zindandan kurtarmakla kalmadı, sizi tâ çöllerden geçirip buralara kadar getirdi; hem de şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra! Şüphesiz ki Rabb’im, dilediğine dilediğiölçüde güzellikler bahşeder. Hiç kuşkusuz O, her şeyi en mükemmel şekilde bilen sonsuz hikmet sahibidir!”Ana-babasını Taht’ın üzerine çıkardı. Onun için secdeye kapandılar. Dedi ki -“Babacığım! İşte bu, önceden gördüğüm rüyamın yorumudur. Rabbim onu gerçek kıldı. Şeytan benim kardeşlerimle aramızı bozmaya çalıştıktan sonra, rabbim bana kesinlikle iyilik etti. Şöyle ki; beni Hapis’ten çıkardı, sizi Çöl’den getirdi. Benim rabbim, dileyeceği şeyler için elbette latîftir. Gerçekten O, Hakîm Alîm’dir”.Her iki atasını, yerine buyur etti. Hep birden karşılarına geçip saygı durdular. Yusuf " Babacığım! yıllar önceki rüyalarımın yorumu bu imiş demek ki. Rabb’im hepsini gerçekleştirdi. Beni hapishaneden çıkarırken bu yerimi bile ne güzel hazırlamış. Şeytan yıllarca benimle kardeşlerim arasına girdikten sonra bile bakın güzel Allah'ım sizleri çölden toplayıp getirdi. Benim Tanrım, beylediği kullarına karşı çok naziktir. Çünkü o, bilgi ile her şeye babasını tahtın üstüne çıkardı. Hepsi Yusuf’a kavuşmuş oldukları için Allah’a şükranlarını belirterek secdeye kapandılar. Sonra Yusuf’un huzurunda, O’nun hükümranlığına boyun eğeceklerini belirterek önünde saygıyla eğildiler. Bunun üzerine Yusuf; "Babacığım! İşte bu önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçek yaptı. Bana iyilik etti. Zira şeytan benimle kardeşlerimin arasına fitne soktuktan sonra Rabbim beni zindandan çıkardı. Benim şanımı, mevkiimi, makamımı yükseltti. Sizi çölden buraya getirdi. Gerçekten Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenler. Rabbim tuzaklara karşı alınacak tedbirleri bilen, her şeyi yerli yerince yapandır."Ana babasını tahtının üstüne çıkartıp oturtmuş ve hepsi onun için ona kavuştukları için Allah’a secde etmişlerdi. Yusuf şöyle demişti “Ey babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın yorumudur. Elbette Rabbim onu gerçekleştirdi. Doğrusu şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, Rabbim beni hapisten çıkararak ve sizi çölden getirerek bana çok şey lütfetti. Şüphesiz ki Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenleyendir. [*] Şüphesiz ki yalnızca O bilendir, doğru hüküm [latîf] sıfatı, “lütufkâr” anlamına alınarak tercüme “Şüphesiz ki Rabbim dilediğine lütfeder” şeklinde de yapılabilir. Ancak bizim tercihimiz... Devamı..Babasını ve annesini tahta çıkartıp oturtunca hepsi onun için şükür secdesine Yûsuf babasına “Ey Babacığım! İşte bu, daha önceki gördüğüm rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim, o rüyayı gerçekleştirdi. Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra O Allah, çölden sizi getirip, beni zindandan çıkararak, Bana ihsanda bulundu. Şüphesiz benim Rabbim, dilediği işi pek ince düzenler. Çünkü O hakkıyla bilen, hüküm ve hikmet sahibidir.” Yani anne, baba ve kardeşleri, Yûsuf için Allah’a şükür etmek üzere, secdeye kapandılar. Bazı rivâyetlerde; “o zamanın âdeti olduğu üzere Yûsuf’a ka... Devamı..Ve ana-babasını en yüksek onur katına ⁹⁷ çıkardı; ve onlar[ın hepsi] O’nun önünde hürmet ve tazimle yere kapandılar. ⁹⁸ Bunun üzerine [Yusuf] “Ey babacığım!” dedi, “Vaktiyle gördüğüm rüyanın gerçek anlamı buydu demek; ve Rabbim onu gerçekleştirdi. ⁹⁹ O beni hapisten çıkarmakla ve Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra sizi[n hepinizi] çölden çıkar[arak bana ulaştır]makla bana lütfetti. Gerçek şu ki, benim Rabbim, olmasını istediği şeyi akıl-sır yetmez ¹⁰⁰ yollarla gerçekleştirir. Çünkü O doğru hüküm ve hikmetle edip-eyleyen mutlak ve sınırsız bilgi Lafzen, “Tahtın arş üzerine”, sözcüğün onur ve itibar ifade eden mecazî Râzî’nin kaydettiği üzere Abdullah İbni Abbâs’a göre, “O’n... Devamı..Yusuf anne ve babasını makamına çıkartıp, yanına oturttu. Hepsi de Rabblerine şükür secdesi yaptılar. O zaman Yusuf “Babacığım! İşte önceden gördüğüm rüyanın yorumu bu! Rabbim onu şimdi gerçekleştirmiş oldu ve Rabbim bana çok iyilikte bulundu. Beni zindandan çıkardı ve şeytan, benimle kardeşlerimin arasını açıp bozduktan sonra da, sizi çölden buraya getirerek bizi kavuşturdu! Gerçekten benim Rabbim, çok lütufkârdır. O, dilediğini akıl sır ermez bir şekilde gerçekleştirir. Şüphesiz ki O’ dur her şeyi bilen, O’dur her şeyi yerli yerince yapan.” dedi. 77/44Ebeveynini[¹⁹¹⁷] makamına çıkarttı[¹⁹¹⁸] ve onu yerlere kapanarak saygıyla selamladılar.[¹⁹¹⁹] Ardından “Ey babacığım!” dedi, “Bir zamanlar gördüğüm rüyanın altında yatan anlam buymuş meğer. İşte, Rabbim onu gerçeğe dönüştürmüştür. Yine O, beni hapisten çıkararak, dahası şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra bile sizin çölü aşıp gelmenizi sağlayarak bana lütufta bulunmuştur. Çünkü benim Rabbim, dilediği şeyi cömertçe lutfedendir[¹⁹²⁰] zira O her şeyi bilen, her hükmünde tam isabet kaydedendir.[1917] Eski Ahid anne Raşel’in Bünyamin’in doğumunda öldüğünü nakleder. Bu anne Hz. Yusuf’u büyüten üvey anne veya hala olmalıdır. Bu hemen devamınd... Devamı..Ve babası ile anasını yüksek bir taht üzerine kaldırdı ve onun için hepsi secdeye kapandılar ve dedi ki Ey pederim! İşte bu, evvelce görmüş olduğum rüyamın te'vilidir. Onu Rabbim vakıa mutabık kıldı ve muhakkak ki, bana ihsanda bulundu. Çünkü beni zindandan çıkardı ve sizi çölden getirdi, benim ile kardeşlerimin arasını şeytan bozduktan sonra. Şüphe yok ki, Rabbim dilediği şey için pek latîf tedbir sahibidir. Muhakkak ki alîm, hakîm olan O'dur ile babasını tahtına oturttu. Hepsi onun önünde saygı ile eğildiler. Yusuf “Babacığım! dedi, işte küçükken gördüğüm rüyanın tabiri! Rabbim o rüyayı gerçekleştirdi. O, bana nice ihsanlarda bulundu Beni zindandan kurtardı ve nihayet, Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra sizi çölden getirip bana kavuşturmakla da beni ihsanına mazhar etti. Gerçekten Rabbim dilediği kimse hakkında latifdir dilediği hususları çok güzel, pek ince bir tarzda gerçekleştirir. Şüphesiz O alîmdir, hakîmdir her şeyi hakkıyla bilen, tam hikmet sahibidir” [7, 53] {KM, Tekvin 47, 11}Bu âyetlere dikkat edilirse Yusuf bütün müminlere örnek olacak nice davranışlarını ihtiva ettiği görülür Kendisini ölüme mahkûm eden yakın... Devamı..Ana-babasını tahtın üstüne çıkardı ve hepsi onun için secdeye kapandılar önünde saygı ile eğildiler. Yusuf "Babacığım, dedi, işte bu, önceden gördüğüm rü'yanın yorumudur. Rabbim onu gerçek yaptı, bana iyilik etti; zira şeytan, benimle kardeşlerim arasına fitne soktuktan sonra O, beni zindandan çıkardı, sizi de çölden getirdi. Gerçekten Rabbim dilediği şeyi çok ince düzenler. O, her tedbiri bilen, her şeyi yerli yerince yapandır."Ve ebeveynini tahtı üzerine çıkardı. Onlar ebeveyni ve kardaşları Yûsuf'un önünde secde ider gibi eğildiler. Bunun üzerine Yûsuf "Ey Pederim! İşte evvelce gördüğüm ru'yânın ta'bîri. Rabbim onı hak ve doğrı kıldı. Ve beni zindândan çıkarmağla, benimle kardaşlarımın arasını şeytân bozdukdan sonra ıslâh idüb sizi sahrâdan buraya getirmekle bana ihsân itdi. Tahkîk rabbim istediği içün latîfdir. O, her şeyi bilici ve hikmeti icrâ idicidir. Yusuf, anasını, babasını tahtının üstüne çıkardı. Kardeşleriyle birlikte karşısında eğildiler.[1] Yusuf dedi ki “Babacığım! İşte bu, vaktiyle gördüğüm rüyanın çıkmasıdır. Rabbim onu gerçeğe çevirdi[2]. Hapisten çıkardığı zaman da bana iyilikte bulunmuştu. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını açtıktan sonra Rabbim sizi çölden buraya getirdi. Benim Rabbim, tercih ettiği şeyi en ince ayrıntısına kadar yapar[3]. Çünkü her şeyi bilen ve kararları doğru olan O’dur.”[*] Rüyasında Güneşin, Ayın ve 11 gezegenin kendine secde ettiğini görmüştü. Onların secdesi dünya ile yaptıkları eğim declination kadar olur. O eği... Devamı..Ana babasını tahtın üzerine oturttu, hepsi onun önünde Allah'a secde edip eğildiler. O zaman Yusuf -Babacığım! İşte bu, önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Şeytan, benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni hapisten çıkaran, sizi çölden getiren Rabbim bana çok iyilikte bulundu. Gerçekten Rabbim dilediğine lütfeder, O şüphesiz bilir ve en iyi hükmü verir, ve babasını tahtına çıkardı. Hepsi birden onun önünde secdeye kapandılar.9 Yusuf, “İşte, baba,” dedi, “daha önce gördüğüm rüyanın tabiri budur. Rabbim onu gerçekleştirdi. Beni zindandan çıkarmakla ve şeytan kardeşlerimle aramı açtıktan sonra sizi çölden getirip bana kavuşturmakla da Rabbim bana lütufta bulundu. Şüphesiz ki Rabbim dilediğini pek ince tedbirleriyle gerçekleştirir. O herşeyi bilen, herşeyi hikmetle yapandır.9 Bazı yorumcular bu secdenin ibadet secdesi değil, saygı secdesi olduğu görüşündedirler. Bu anlam, meleklerin Hz. Âdem’e secdesiyle ve bu sûrenin b... Devamı..Ana-babasını tahtın üstüne çıkardı. Hepsi, Yûsuf'un önünde secde eder gibi eğildiler. Yûsuf dedi "Babacığım, işte bu, benim önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. O, bana çok güzel lütuflarda bulundu, şeytan, benimle kardeşlerim arasına yamukluk soktuktan sonra, O beni zındandan çıkardı. Sizi de çölden getirdi. Rabbim, dilediği şeyde çok ince lütuflar sergiliyor. Alîm olan O'dur, Hakîm olan O'dur."daħı götürdi atasını anasını taħt üzere daħı yüzin düşdiler aña aña secde eyleyicilerken daħı eyitti “iy atam! uşbu tefsįridür düşümüñ ilerüden. bayıķ ķıldı anı çalabum girtü. daħı bayıķ eylük eyledi baña ol vaķt kim çıķardı beni zindāndan daħı getürdi sizi yazıdan andan śoñra kim azġunlıķ eyledi şeyŧān aramda daħı ķarındaşlarum arasında. bayıķ çalabum lutf issidür aña kim diler bayıķ ol oldur bilici dürüst işlü sözlü.”Daḫı çıḳardı atası‐y‐la ḥālasını taḥt üstine. Daḫı düşdiler, secde eyitdi Atam bu tabīri oġlanlıḳ zamānında gördügüm düşüñ. Taḥḳīḳbeni yaradan Tañrı anı girçek eyledi, daḫı baña iḥsān eyledi. Ol vaḳt ki beniḥabsden çıḳardı, daḫı sizi beriyyelikden getürdi fesād eyledüginden şeyṭānbenüm ile ḳardaşlarum ortasında. Taḥḳīḳ benüm Çalabum luṭf iderkime dilese. Taḥḳīḳ her nesneyi bilicidür, ḥikmetler issidür.Yusif ata-anasını taxt öz taxtının üstünə qaldırdı. Onlar ata-ana və on bir qardaş hamısı hörmət əlaməti olaraq onun qarşısında səcdəyə qapandılar. Allah onları bir-birinə qovuşdurduğu üçün şükür səcdəsi etdilər. Yusif dedi “Atacan! Bu əvvəl gördüyüm yuxunun yozumudur. Rəbbim onu yuxunu həqiqətə çevirdi. O mənə yaxşılıq etdi, çünki məni zindandan qurtardı, Şeytan mənimlə qardaşlarımın arasını vurduqdan sonra sizi çöldən yanıma gətirdi bizi bir-birimizə qovuşdurdu. Həqiqətən, Rəbbim istədiyinə qarşı lütfkardır istədiyi şəxs və ya iş barəsində incə tədbir sahibidir. O, doğrudan da, hər şeyi biləndir, hikmət sahibidir!”And he placed his parents on the dais and they fell down before him prostrate, and he said O my father! This is the interpretation of my dream of old. My Lord hath made it true, and He hath shown me kindness, since He took me out of the prison and hath brought you from the desert after Satan had made strife between me and my brethren. Lo! my Lord is tender unto whom He will. He is the Knower, the he raised his parents high on the throne of dignity,1779 and they fell down in prostration, all before him.1779-A He said "O my father! this is the fulfilment of my vision of old! Allah hath made it come true! He was indeed good to me when He took me out of prison and brought you all here1780 out of the desert, even after Satan had sown enmity between me and my brothers. Verily my Lord understandeth best the mysteries of all that He planneth to do, for verily He is full of knowledge and Certainly metaphorically probably also literally. By Eastern custom the place of honour at a ceremonial reception is on a seat on a dais, with a... Devamı..
yusuf süresi 100 ayet fazileti